1. Para her kapıyı açar ama kilitleyemez
  2. Kayınpederin bağışlarıyla olunan müdürlükle, ancak bu kadar…
  3. “Ya ben yaparım ya da kimseye yaptırmam”
  4. Zaferin şekillendiği ve sonuçlandığı şehir: Uşak
  5. Kent konseyi bu sefer de çöpe gidecek, ona yanarım
  6. Ah şu iftiracı, sözde gazeteciler var ya :)
  7. Ezikliği militanlıkla kapatmaya çalışmak
  8. Ağlayabilmeyi öğrenemedik ve bir de paylaşabilmeyi
  9. Açık ara yenildim, rakibimi tebrik ediyorum
  10. Temel stratejimiz; proje, organizasyon ve iletişim
  11. Proje üretip çalışmak ve herkesle iletişimde olmak niyetimiz
  12. Derdimi anlatmak istedim, kimseye anlatamadım
  13. Tarafsız gazeteci ol ama yaşamak için taş kemir
  14. Savaş: Uluslararası arenada tanınan bir üniversite olmak istiyoruz
  15. Belediye Meclisinde sürpriz istifa
  16. Demokrasiye ne gerek var, şehir için en iyisini biz yaparız
  17. Sorunun değil çözümün parçası olmalıyız
  18. Olumsuzluğu fırsata çevirebilmektir asıl marifet
  19. Hep aynı soru: Turist gelirse nerede misafir edeceğiz?
  20. Suyumuzun üçte biri kayıp kaçağa gidiyor
  21. Valimizden son bir talebimiz olacak
  22. Fahrettin Başkanın karnesi…
  23. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  24. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  25. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  26. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  27. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  28. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  29. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  30. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  31. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  32. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  33. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  34. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  35. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  36. İrtibatı koparmayalım
  37. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  38. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  39. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  40. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  41. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  42. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  43. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  44. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  45. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  46. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  47. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  48. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  49. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  50. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  51. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  52. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  53. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  54. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  55. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  56. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  57. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  58. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  59. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  60. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  61. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  62. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  63. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  64. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  65. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  66. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  67. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  68. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  69. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  70. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  71. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  72. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  73. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  74. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  75. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  76. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  77. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  78. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  79. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  80. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  81. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  82. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  83. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  84. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  85. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  86. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  87. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  88. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  89. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  90. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  91. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  92. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  93. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  94. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  95. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  96. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  97. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  98. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  99. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  100. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  101. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  102. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  103. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  104. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  105. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  106. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  107. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  108. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  109. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  110. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  111. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  112. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  113. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  114. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  115. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  116. İyilik yap iyilik bul
  117. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  118. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  119. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  120. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  121. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  122. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  123. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  124. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  125. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Salı, Eylül 28, 2021
  1. Para her kapıyı açar ama kilitleyemez
  2. Kayınpederin bağışlarıyla olunan müdürlükle, ancak bu kadar…
  3. “Ya ben yaparım ya da kimseye yaptırmam”
  4. Zaferin şekillendiği ve sonuçlandığı şehir: Uşak
  5. Kent konseyi bu sefer de çöpe gidecek, ona yanarım
  6. Ah şu iftiracı, sözde gazeteciler var ya :)
  7. Ezikliği militanlıkla kapatmaya çalışmak
  8. Ağlayabilmeyi öğrenemedik ve bir de paylaşabilmeyi
  9. Açık ara yenildim, rakibimi tebrik ediyorum
  10. Temel stratejimiz; proje, organizasyon ve iletişim
  11. Proje üretip çalışmak ve herkesle iletişimde olmak niyetimiz
  12. Derdimi anlatmak istedim, kimseye anlatamadım
  13. Tarafsız gazeteci ol ama yaşamak için taş kemir
  14. Savaş: Uluslararası arenada tanınan bir üniversite olmak istiyoruz
  15. Belediye Meclisinde sürpriz istifa
  16. Demokrasiye ne gerek var, şehir için en iyisini biz yaparız
  17. Sorunun değil çözümün parçası olmalıyız
  18. Olumsuzluğu fırsata çevirebilmektir asıl marifet
  19. Hep aynı soru: Turist gelirse nerede misafir edeceğiz?
  20. Suyumuzun üçte biri kayıp kaçağa gidiyor
  21. Valimizden son bir talebimiz olacak
  22. Fahrettin Başkanın karnesi…
  23. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  24. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  25. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  26. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  27. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  28. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  29. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  30. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  31. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  32. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  33. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  34. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  35. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  36. İrtibatı koparmayalım
  37. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  38. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  39. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  40. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  41. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  42. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  43. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  44. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  45. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  46. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  47. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  48. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  49. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  50. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  51. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  52. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  53. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  54. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  55. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  56. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  57. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  58. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  59. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  60. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  61. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  62. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  63. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  64. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  65. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  66. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  67. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  68. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  69. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  70. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  71. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  72. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  73. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  74. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  75. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  76. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  77. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  78. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  79. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  80. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  81. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  82. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  83. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  84. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  85. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  86. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  87. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  88. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  89. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  90. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  91. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  92. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  93. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  94. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  95. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  96. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  97. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  98. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  99. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  100. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  101. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  102. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  103. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  104. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  105. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  106. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  107. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  108. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  109. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  110. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  111. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  112. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  113. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  114. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  115. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  116. İyilik yap iyilik bul
  117. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  118. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  119. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  120. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  121. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  122. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  123. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  124. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  125. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Ağlayabilmeyi öğrenemedik ve bir de paylaşabilmeyi

Bugün 24 Temmuz, Gazeteciler ve Basın Bayramı. Bunca yıldır gazetecilik yaptığımızı iddia ediyoruz ama “bir arpa boyu yol alabildin mi” derseniz, ne yazık ki alamadık, bu kafayla da alamayacağız.

Öğrenmenin yaşı yok, her gün yeni yeni şeyler öğreniyoruz; “bugünkü aklım olsa geçmişteki hatalarımı yapmazdım, geçmişte hatalarımı yapmasam da bugünkü aklım olmazdı” sözü kendisini doğruluyor.

Yeni bir şey daha öğrendim ki “ağlamayan bebeğe mama verilmez”miş, verilmiyor da, bundan sonra da muhtemelen verilmeyecek… Basit bir şeyi kırk yılda öğrenemiyor işte insan…

Halbuki idarecilerimiz ne kadar da şefkatliymiş, becerikli olmamıza ve de kaliteli işler yapmamıza da pek gerek yokmuş; yeter ki biz ağlayabilmesini ve paylaşımcı olabilmesini bilelim…

“Eğriye eğri, doğruya doğru” dediğimizde de ne iktidara ne de muhalefete yaranabiliyormuşuz…

 

YOK MU BUNUN ORTA YOLU, TANRIM?

Vatandaş olarak sahip çıkıp destek olmadığımız sürece de gazetecileri siyasi sponsorlara mecbur edecek, sansürsüz ve özgür basından söz etmemiz pek mümkün olmayacaktır.

Gazetecilerden özgür ve korkusuz davranmalarını beklerken, vatandaş olarak da bizim en ufak bir sıkıntıda bile dik duramayıp güçlüden yana olmamız işi tamamen hayale dönüştürüyor.

Durum ulusal basında böyle iken yerel basında da pek farklı değil; full yalakalık beklentisi, reklam verene baskı, kamu kurumları aracılığı ile üstü kapalı tehdit…

Şehirde eleştiriye hiç tahammül yok; ne iktidar cenahında ne de muhalefet. İktidar her şeyi alkışlamamızı bekliyor muhalefet de her şeye saldırmamızı…

Zekai Tunca Üstadın meşhur şarkısında geçtiği gibi: Yok mu bunun orta yolu, Tanrım?

 

YAPTIM AMA BİR SOR NİYE YAPTIM…

Basından tamamen yalakalık bekleyen iktidar partisinin il başkanı ve avanesi, kendilerine yönelik bir eleştiri olduğunda hemen saldırıya geçiyor ve “Bana iftira atılıyor” yaygarasıyla ters algı oluşturmaya çalışıyormuş. Çünkü onlar hatasızmış, eleştiri olduğunda nifak çıkarmış ve hemen İsrail sevinirmiş…

Parti il binasında yüz yüze gelinen toplantıda, daha önce yazılan iddialar gündeme geldiğinde, iftira diye ortalıkta yaygara koparan il başkanının tutumu çok komik kalıyormuş.

Büyük başkan, iddiaların tamamını “ama”lı cevaplarla geçiştirmeye çalışıyormuş: “Şu kurum avukatlığı verildi ama şundan dolayı verildi”, “Sponsor firmanın sadece şu imar sıkıntısını çözüverdim”, “Şu katilin avukatlığını aldık ama sonradan bıraktık, bıraktırıldık”…

 

MUHALEFETE DE YARANAMADIK…

Şehirdeki muhalefet partilerinin tutumu da iktidar partisinden pek farklı değil, onlara da yaranmak iktidar partisine olduğu gibi çok zor ve neredeyse imkansız.

Muhalefet sizden sürekli eleştirmenizi bekliyor, arada iktidarın olumlu bir icraatını övdüğünüzde hemen yandaş olmakla yaftalıyor ve size mahalle baskısı uygulamaya çalışıyor. Tarafsız olduğunu ispatlaman için de seni bedavaya kullanmaya çalışıyor,

 

İKİ ÖVGÜYE KENDİMİZİ KULLANDIRIYORUZ

Yaşımız kırk beş oldu ama babamın devamlı tekrarladığı “sen akıllanmazsın, iki övgüye kendini bedavaya kullandırırsın” sözünü yeni yeni idrak ediyorum, edebiliyorum.

Gerçekten de babam haklıydı; bugüne kadar iki övgüye kandım… Almadan vermek Allah’a mahsustu ve bir yere kadardı, işin akıbeti devamlılığının sağlanamamasıydı…

İşler sürdürülemeyip bozulunca; daha önce övgüde bulunanların sırıtarak akıl vermeleri trajik bir durum oluşturuyor ve iyi gün dostu olduklarını gösteriyordu…

 

İDARECİLERİMİZ NE KADAR DA ŞEFKATLİYMİŞ…

Yeni yeni anlayabiliyorum ki; bu kadar sıkıntı çekmeye, özgün, kaliteli işler üretmeye ve de gece gündüz çalışıp yorulmaya hiç de gerek yokmuş…

Bizim şefkatli idarecilerimiz varmış, ağlayabilmeyi biliyorsan, biraz da yalakalığı becerebiliyorsan ve de paylaşımcı olabiliyorsan tüm kapılar sonuna kadar açılıyormuş…

 

BİR BALTAYA SAP OLAMASAN DA YİNE GEL…

Bu şefkatli eller, şehir dışından gelip burada çalıştığı işverenlerini dolandıran, sonrasında kendi adına açtığı mecrayı beceremeyen ve bir baltaya sap olamayan gazeteci arkadaşa bile kucak açmış.

Arkadaşa dezenfektan şirketi kurdurulmuş ve bu şirketten alımlar yapılmış, ne kadarlık alım yapıldığını buraya yazmayı uygun görmedim…

 

PAYLAŞIMCI OLMAK NE KADAR DA ÖNEMLİYMİŞ…

Ağlayabilmenin yanında paylaşımcı olabilmek de ne büyük bir önem arz ediyormuş, hep ben kazanayım demeden yaptığın işten komisyon vermen gerekiyormuş.

Komisyonsuz iş yapabilmek neredeyse imkansız hale gelmiş, vermediğin zaman asıl komisyon vermekle itham ediliyormuşsun, usûl böyleymiş…

 

DÜN DÜNDÜR, BUGÜN BUGÜNDÜR

Daha düne kadar şovmen arkadaşını komisyon almakla suçlayıp küfreden zat, birim amiri olunca şovmen arkadaşla can ciğer, kuzu sarması olmuş.

Zaten muhterem zatın pozisyonu birim amiri olmaya yeterli değilmiş ve amir olunca da maaşı düşmüş, bundan mütevellit bazı şeyleri yapması gayet doğalmış…

 

AKL-I SELİM DÜŞÜNEMİYORUZ

Allah’tan bu tür olaylar güzel Uşak’ımızda olmuyor, olamaz da… Nereden düştüyse gece gece aklıma; Konya mıydı, Ankara mıydı yoksa… Bugünlerde uyku düzenim bozuldu, akl-ı selim düşünemiyorum.

Yoksa namuslu, liyakatli, donanımlı, azimli, ufku geniş, kültürlü ve de çalışkan arkadaşlarımıza mübarek bayram günlerinde hafazanallah iftira atmış oluruz…

Avatar

0 Yorum

Yorum Yazın