1. Fahrettin Başkanın karnesi…
  2. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  3. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  4. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  5. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  6. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  7. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  8. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  9. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  10. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  11. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  12. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  13. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  14. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  15. İrtibatı koparmayalım
  16. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  17. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  18. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  19. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  20. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  21. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  22. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  23. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  24. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  25. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  26. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  27. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  28. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  29. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  30. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  31. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  32. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  33. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  34. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  35. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  36. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  37. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  38. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  39. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  40. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  41. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  42. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  43. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  44. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  45. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  46. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  47. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  48. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  49. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  50. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  51. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  52. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  53. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  54. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  55. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  56. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  57. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  58. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  59. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  60. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  61. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  62. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  63. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  64. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  65. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  66. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  67. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  68. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  69. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  70. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  71. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  72. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  73. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  74. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  75. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  76. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  77. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  78. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  79. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  80. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  81. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  82. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  83. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  84. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  85. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  86. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  87. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  88. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  89. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  90. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  91. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  92. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  93. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  94. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  95. İyilik yap iyilik bul
  96. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  97. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  98. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  99. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  100. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  101. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  102. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  103. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  104. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Perşembe, Mayıs 6, 2021
  1. Fahrettin Başkanın karnesi…
  2. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  3. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  4. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  5. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  6. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  7. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  8. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  9. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  10. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  11. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  12. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  13. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  14. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  15. İrtibatı koparmayalım
  16. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  17. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  18. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  19. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  20. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  21. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  22. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  23. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  24. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  25. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  26. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  27. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  28. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  29. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  30. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  31. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  32. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  33. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  34. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  35. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  36. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  37. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  38. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  39. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  40. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  41. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  42. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  43. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  44. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  45. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  46. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  47. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  48. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  49. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  50. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  51. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  52. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  53. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  54. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  55. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  56. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  57. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  58. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  59. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  60. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  61. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  62. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  63. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  64. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  65. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  66. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  67. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  68. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  69. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  70. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  71. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  72. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  73. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  74. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  75. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  76. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  77. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  78. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  79. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  80. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  81. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  82. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  83. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  84. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  85. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  86. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  87. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  88. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  89. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  90. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  91. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  92. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  93. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  94. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  95. İyilik yap iyilik bul
  96. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  97. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  98. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  99. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  100. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  101. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  102. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  103. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  104. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı

Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı

“Şehir Konuşmaları”nda İbrahim Ethem Karahan’ın sorularını cevaplayan Şehir Tarihçisi Ömer Aşçı, “Biz Uşak olarak asırlardır süregelen muhalif bir şehiriz, bu durum Cumhuriyet döneminde de devam etti, ta ki Demokrat Parti iktidarına kadar… Demokrat Parti’nin Türkiye’deki ilk teşkilatını Uşak olarak biz kurduk, Adnan Menderes’e destek verip vekil seçilmesini ve başbakan olmasının yolunu açtık. O da başbakan seçilince Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine asırlardır devam eden il olma hayalimizi gerçeğe dönüştürdü. Demokrat Parti döneminde Uşak ciddi yatırımlar aldı.” dedi

“Şehir Konuşmaları”nda bugüne kadar programın önünü açma adına şehir idarecilerini ve önde gelen büyük odaların başkanlarını misafir ettik. Artık bundan sonra “Şehir Konuşmaları”nda şehir için gönüllü olarak çalışan, şehre bir şeyler katan ve şehre ufuk kazandıran insanları daha fazla görmeye başlayacaksınız. Bugün de bir şehir sevdalısı bir arkadaşımızı misafir ederek bunu uygulamaya geçirelim istiyorum. Misafirimiz Uşak Belediyesi Kent Tarihi Müzesi Sorumlusu, Eski Uşak Araştırmaları Derneği Başkanı, Şehir Tarihçisi Ömer Aşçı.

Ömercim Hoş geldin.

Hoş bulduk

Ben samimiyetimize binaen bugün daha doğal olma adına siz yerine direk isminle hitap etmek istiyorum. Seninle uzun yıllardır devam eden dostluğumuz, şehir için ortak dertlenmelerimiz, şehir adına ortak çözüm önerilerimiz var. Neredeyse her gün görüşüyoruz ve her görüşme ikimize de yeni şeyler katıyor. İnsan en yakın beş arkadaşının ortalamasıdır denir ya, bu beş kişi için de olman benim için çok önemli. Bugüne kadar senden çok şey öğrendim ve de öğrenmeye devam ediyorum. İnşallah bugün keyifli bir sohbet olacak, izleyicilerimizin de beğeneceğini umuyorum.

Ömer Aşçı’yı nasıl tanıtırsın bize?

Ben Ömer Aşçı, suyun üstünde görünen bir de suyun altında görünen yüzümüz tarafımız var tabi. Toplum Sağlığı alanında lisans eğitim aldım, sağlık sektöründe 15-16 sene çalıştım, sağlıkçıyım, okumayı öğrenmeyi seven bir yapım var, kültür sanat ve tarih alanına ilgi duyuyorum.

Tarih bunların içinde en çok keyif aldığım alan. Özellikle yerel tarih konusunda kendimi geliştirdim, yedi göbek kent soylusu bir ailenin çocuğuyum, 43 yaşına giriyorum, ben dedelerimin nereden geldiğini, ne yaptığını kim olduğunu öğrenmek gibi merakım var. Osmanlı arşivleri artık açık olduğu için sizin de dedeniniz bilgilerine ulaşmıştık hatırlarsanız… Hiçbir şeyin uzmanı alimi, bilgini değilim, öğrenmeyi araştırmaya seven garip bir adamım.

Sizin Alp Arslan Dur arkadaşımızla birlikte yürüttüğünüz Uşak Yerel Tarih isimli bir Facebook sayfanız var. Bununla ilgili bilgi verebilir misin?

Uşak Yerel Tarih Sayfası Evet yaklaşık yedinci yılında bir sayfa, neredeyse her gün birkaç şey tarih ve kültürel birikimleri paylaşıyoruz. Uşaktaki kültürel organizasyonları duyurmak amacındayız, yaptığım röportajları edindiğim ilgileri paylaşıyorum. Öğrendiğimin zekatı olarak ve çok ilgi çekiyor. 60 bine yakın oldukça yüksek sayılabilecek uşak yerel tarihi takipçimiz var. Alp Arslan kardeşimizin fotoğraflarıyla süslediği sayfaya ben de arşiv görüntüleriyle ve derlediğimiz bilgilerle destek veriyorum.

Uşak ve Uşşak isimlerini anlatmanızı istesek senden. Sence hangisini tercih etmeliyiz?

Uşak kelimesinin uşşak olduğu rivayet edilir, halk kesimlerinde karşılığı var, uşak tek ş ile değil çift ş ile anılsın diye konuşulmuş, ancak, bunun bir maliyeti var ve hep bir ara gündeme gelmiş, evrak ve tabela değişim gibi masraflar var, daha sonra geride kalmış bir teklif. 1950lerin gazetelerini karıştırdığımda da bu konuyla ilgili tartışmalar, haberler var.

Evliya çelebinin yazdığı yazılarda çok abartılı bir dil kullanılmış, özellikle Selçuknamelere baktığımızda burada çift ş yok, Emir Afşin adında Selçuklu Sultanı Alpaslan beyin bir komutanı var, Erbasan isminde bir eniştesi var o isyan edip kaçınca Emir Afşin onun peşinden gidiyor, kovalıyor, onun geçtiği yerler Uşak diye zikredilmiş, sadece evliye çelebi öyle dedi diye çok da ısrar etmenin bir anlamı yok… Çünkü kesin bir bilgimiz yok… Uşşak kelimesi aşıklar anlamına geliyor, orta Asya’dan göç eden Türklerin Arapça isim verdikleri görülmüş bir şey değil. Dede Korkut’ta Uşak han diye bir karakter gördüm, orta Asya coğrafyasında bir karşılığı var mı kesin değil. Ancak dünya üzerinde şu an bildiğimiz altı tane yerleşim yerinin adı tek ş ile Uşak olarak geçiyor. Doğu Türkistan’da Uygur doğu Türkistan’da, Kazakistan’da, beş altı şehir var bu isimle anılan… Tuncer Gülensoy Uşaklı bir Türkolog, araştırması çalışması var, Moğol dilinde küçük ufak tefek diye bir anlamı var.

Uşak’ın il olma talebi Osmanlı dönemine kadar dayanıyor, bu süreci anlatır mısın?

Miryakefolan savaşına kadar çok büyümemiş bir yerleşim alanı burası. Çok cazibe merkezi değil Sakız adasının elde geçirilmesiyle hareketlilik başlıyor. O dönem Uşak ciddi bir dokuma merkezi, halı kilim çuha üretim merkezi haline geliyor, tüm dünyaya İzmir limanından satılmaya başlanmış. 16. Yüzyılda cazibe merkezi haline geliyor, nüfus artmaya başlıyor; deri, halı, kilim, tarım, mesela bu coğrafyada en iyi palamut Uşak’ta üretiliyor. İzmir limanı giriş kayıtlarında yüzde 40’lık bir oran var Uşak mallarına ait. O dönemlerden Uşak müthiş girişimci bir ruha sahip, asfalt o dönemlerde ilk kez bu şehrin sokaklarına atılmış, yine Anadolu’da ilk kez bu şehrin sokakları elektrikle aydınlatılmış. Ancak bu iyi gidişat tam böyle devam etmemiş, Türk gibi başlayıp, Alman gibi devam ettirememişiz.

Uşak geçmişten bugüne muhalif bir şehir diye anılıyor, bunun aslı nedir?

Osmanlı arşivlerinde yaptığım araştırmalarda Uşak’ın il olma talepleri 17. yüzyıla kadar uzanıyor. Uşak eşrafı hep vergiden şikâyet etmiş, biz çok vergi veriyoruz bunun karşılığını alamıyoruz diye yakınmışlar, o dönemde Osmanlı padişahı Germiyanlar’dan kız alıyor Devlet Hatunla evleniyor, Yıldırım Beyazıt döneminde İstanbul’da payitahtta bu münasebetin bir ağırlığı oluyor tabi.

Tanzimat sonrası saraya giden bir dilekçe var. Kütahya Hüdanvendigar sancağının dilekçesi inceleniyor, konuyu inceleyen uzman o dönem için, Uşak vızıltısı bol bir memlekettir, fitne fesadı çoktur, il olmasına gerek yoktur, deniliyor.

Miryakefalon savaşından sonra bu bölgenin Türk hakimiyetine girdiği sıralarda Köyceğiz’den Uşak dağlarına kadar Salur boyu tarafından iskân edilmiş. Germiyanoğullarının bir boy baskını yok, karmaşık bir yapı var, federasyon gibi…

Sivaslı isminin verilmesi, Erbasan Alpaslan’ın eniştesi isyan edince kaçıyor, o dönemde Bizans’a sığınıyor, Emir Afşin onu takip ediyor, Uşak’tan geçiyor ve buraları talan ediyor. Danişmentler de isyan ediyor ve yeniliyorlar, batıya doğru kaçıyorlar. Sivas’tan geldikleri için Sivaslı ismi alıyor. Bizans kroniklerinde kaçanların Bizans’ın Sebaste kentine yerleştirildiği rivayet ediliyor… Cimri hadisesi, Karaman Oğlu Mehmet beyin desteğiyle Selçuklu tahtında hak talep eden birileri var, bu taht bizim diyorlar, ancak yeniliyorlar. Alaaddin Siyavuş kendisi, Cimrinin yenilerek çekildiği ve Uşak’tan asker topladığı ifade ediliyor. Buradan asker toplanıyorsa bir muhalefet söz konusu demek ki, Uşak’ta bir kader birliği yapılmış..^.

Uşak’ın Osmanlı dönemindeki yeri ve önemi nedir?

Bunu değerlendirirken bir ölçüt koysak, Osmanlı’da Uşak’a yapılan bir devlet yatırımı var mı kayıtlarda, bir bina bir yapı var mı, camilerden Hacı Efe ve Çakoloz var diğerleri hep Germiyanoğulları dönemine ait. Ulu Cami, Burmalı, Kargıcı, Aliağa, Kurşunlu… Özelikle camiler, hayratlar vakıflar içerisinde, Osmanlı döneminde yapılmış ve bugüne ulaşmış ciddi bir devlet yatırım yok.

 

Uşak’ın Cumhuriyet’in kurulması sonrasındaki yeri ve önemi nedir?

Şeker fabrikası sivil bir girişimdir, yine devletin yatırımı yok, Uşak’taki kurulu olan topçu birliği cumhuriyet döneminde lağvediliyor. Cumhuriyet döneminde de muhalifiz, İlginç bir şehir hikayemiz var, geleni gideni taşlıyoruz. Bir ara İsmet İnönü’yü, Demirel’i, daha sonra da Eşme’de uzaylıyı taşlamışız…

Kurtuluş savaşında önemli roller üstlenmişiz, kongre dönemlerine müthiş bir katkı vermişiz, İbrahim Tahtakılıç ciddi bir ittihatçı, Fatih Medresesi mezunu, Uşak müftülüğü yapmış, çok önemli bir isim, bir devlet adamı, Balıkesir, Alaşehir kongrelerini organize eden, ancak ittihatçı yapısından dolayı Cumhuriyetin kurucuları Uşak’ı ve Uşak’tan gelen teklifleri kabul görmemiş, hep ret olmuş. Bundan dolayı, İbrahim Tahtakılıç’ın intihar ettiği iddia edilir.

Uşak’ın kadim ailelerinden Yamanlar ailesi var, Yamanlar camisini yaptırmışlar… Sadık Yamanlar abimiz aracılığıyla babasıyla görüştüm, bilgi aldım. Dörtlü takrirle Adnan Menderes ve arkadaşları CHP’ye isyan bayrağı çekiyorlar. Trenle İzmir’e giderken Uşak’a telgraf çekiyorlar, Uşak’ın ileri gelenleri istasyona gidiyorlar, Menderes’i ve heyetini karşılamaya gidiyorlar, “parti kuracağınız söyleniyor, doğruysa, biz Demokrat Parti’nin Uşak’taki ilk kurucuları olmak istiyoruz”, diye. Demokrat Parti’nin ilk teşkilatı Uşak’ta kuruluyor. Menderes, seçimlerde Aydın ve Kütahya’dan aday olmayı planlanıyor, o dönem iki ilden aday olunabiliyordu. Menderes, oyların sayılmaya başlandığında Kütahya ve Aydın’dan yeterli oy alamıyor. Uşak oyları sayılmaya başlandığında ilkin yeterli oy alamıyor, Uşak oyları sayılmaya başlandığında bu oylarla Menderes yeterli sayıya ulaşıyor. Kütahya’nın kazası olan Uşak’tan gelen oylarla kazanıyor ve Kütahya milletvekili olarak seçiliyor. İşte bu destek sayesinde Uşak 1953 yılında il olma hakkını elde etmiştir, ilk kez muhalif olmak bir işe yaramıştır bu şehirde.

Geçtiğimiz günlerde işyerimizde yaptığımız görüşmede; Milletvekilimiz Mehmet Altay, senden Aksaz Hamamı ile ilgili bir rapor hazırlamanı istedi. Bu rapor dosyası ne aşamada bilgi verir misin?

Sayın vekilimiz Ulubeyli olması hasebiyle bu konuya yakın ilgi göstermiştir. Burada gerçekten bir doğa harikasına ve tarihi mirasa sahibiz. Kendi köyüne de yakın bir yer burası Aksaz hamamları, buranın canlandırılması ve turizme kazandırılması çok isabetli olacaktır. Maden Tetkik Arama Enstitüsü (MTA) ve diğer kurumların belgelerini taradım, eski Ulubey Belediye başkanlarından Yaşar Leblebici abiyi aradım, bilgi derledim. Bu bilgilerin rapor haline getirdim, inşallah Mehmet Altay vekilimize sunacağız. Aksaz, Uşak’ın beş altı termal bölgesinden birisi, en güzellerinden birisi, 5-6 kilometrelik yar içinde, vadide termal su çıkışı var üç yerde, MTA tarafından analiz ve ölçümleri yapılmış termal olarak bu suyun kalitesi çok iyi, şifalı olduğu söyleniyor. Burada Roma döneminde bir hamam yapılmış, Blaundus’a çok yakın, Güney Şelalesi’ne çok yakın, turizm açısında baktığımızda Cam teras, Ulubey Kanyonları bölgesinde, geniş bir destinasyon… Böyle bir kıymete sahibiz ancak, şu ana kadar bölgeye hiçbir yatırım yapılmamış, potansiyelin değerlendirilmesi gerekiyor, vekilimize bu raporu sunduk, bir faydası olur umarım.

Şehir tanıtımında ve şehirde kültürel canlılığın sağlanmasında her şeyi devletten beklememek gerekiyor. Sivil topluma da aslında büyük görevler düşüyor. Sence sivil toplum kuruluşları neler yapabilir, yapmalıdır?

Sivil toplum, benim nazarımda şöyle bir fonksiyona sahip, bu toplumun bu ülkenin olumluya doğru gideceğini vurgulaması açısından önemli. Dernek veya vakıf bunların işlevi, idarecilerin kararları var, STK üzerinden bilgilendirme ve yönlendirme açısından fikrimizi sunuyoruz. Sahadan, üyelerimizden bilgi ve tecrübe akışı oluyor. Ben 2014 yılında Uşak’a geldiğimde Uşak Tanıtım ve Kültür Gönüllüleri Derneği’nde çalıştım, kurucu başkanlık yaptım. Gittiğim, gezip dolaştığım köyleri inceledik, yörenin folklorunu kendine has değerlerini kaydettik. Yemek, doğum, sünnet, evlilik, türküler, cenaze vs. ESKUDER’de görev aldık, projelerin içinde yer aldık. Zafer Yolu Projesi bunlardan birisi… 1,2 milyon liralık büyük bir proje… Blaundos kazı evi gibi, antik kentte yürütülen kazı için çok önemli bir ihtiyaçtı. Uşak Üniversitesi’nin paydaşı olduk, tüm bunlar için çaba gösterdik, bölgede kazılar hızla devam ediyor.

Uşak’ta yaşayanlar olarak şehrimize sahip çıkmamız lazım, şöyle bir laf vardı: “Siyaset siyasetçilere bırakılmayacak kadar önemlidir.” O arkadaşlarımızın desteklenmesi gerekiyor, yalnız bırakılmaması gerekiyor. Kent Konseyi yapısı itibariyle çok önemli merkezler, bunlar kamu mantığının ötesinde daha geniş bir bakış açısı sağlayan bir yapı, Uşak’ta 700’e yakın dernek var, bu oyların çoğunluğu bu seçimi yapmış, bir ildeki bütün STK’ların oylarını alan bir yapı burası, ancak, burada bir eksiklik var, bir sivil toplum yapılanması olarak buranın bütçesini belediyeden alması bir handikap, bunun yasal düzenlemelerle aşılması lazım. Kendine ait özgün projenin olması lazım. Ekibini ona göre toparlaması lazım…

Sizler gibi şehir için tamamen gönüllü olarak, mesai gözetmeden çalışan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşların şehirden maddi bir beklentisi de yok aslında. En önemli beklentileri şehirde değer görmek. Bu arkadaşlarımızı incitense bu işi yapmaya mecbur gibi hissedilmemiz ve bu şekilde davranılması. Bu konuda neler söylersiniz?

Toplumda genel bir algı var, siz bundan para mı kazanıyorsunuz, toplumun taşra kafası bu soruyu soruyor, yapılan her işten bir menfaat bekleniyor. Para getirmeyen işleri yaptığınızda bir kıymetiniz de olmuyor.

Herkes hazır bilgiyi çok seviyor, ancak, kıymetiniz yok. Birçok öğrencinin tezlerini, yüksek lisans doktora tezlerinin hazırlanmasında katkı sağladık. Çalışmaları nasıl yapmaları gerektiği konusunda yönlendirmelerde bulunduk. Uşak yerel tarih sayfasını yürütmeye çalışıyoruz. İlk başlarda kimse bu sayfaya girip bakmıyor, beğenmiyordu, şimdi geldiği durumu görüyorsunuz. Çivi bile tek vuruşta girmiyor, mücadele etmeniz gerekiyor. Toplumun çoğunluğunda bir kabul yok, kamu veya özel bakış açısı aynı.

Ben son olarak şunu eklemek isterim. Uşak ciddi bir sanayi kenti, Uşak’ta 13 büyük fabrikanın üçü Uşak’ta cumhuriyet sonrasında ilk büyük girişim, Türkiye’nin ilk anonim şirketi, şeker fabrikası buradan binlerce kişi ekmek yemiş, birçok insan ya şeker ya demiryollarında çalışmış, emek vermiş.

Biz sivil toplum faaliyetleri kapsamında epey bir köy gezdik, geçmişten günümüzü tarihe ışık tutan, şehirlilik kültürüne köylülük kültürüne sahip çıkarak bunları inceliyor, bilgi ve belgeleri derliyor günümüze aktarıyoruz.

STK faaliyetlerin çerçevesinde köylere gittik, oralardaki değerlerimizi gün yüzüne çıkardık, korunması gereken anıt değeri taşıyan ağaçları, yapıları gündeme getirdik, bizim girişimlerimizle koruma kaydı düşülen yüzün üzerinde mekân var. Daha önceki belediye zamanında Şeker fabrikasındaki ve dışarıda 50’nin üzerinde ağacı tescil ettirdik. Tarakçıoğlu sanayi sitesi var burası için de çaba gösterdik.

Uşak Ticaret ve Sanayi Odası’nın kuruluş tarihi 1923 olarak biliniyordu, Ticaret odasının Hüdavendigar kayıtlarında kuruluş tarihinin 1886 olduğuna dair belgelere rastladım. Kaynakları araştırdık. Ve bu tarih güncellendi. Şehre katkı sunabildikse ne mutlu bize.

Uşak’ta artık analog yayın yapın TV kalmadı sayılır, varsa bile artık evlere girmiyor, izlenmiyor. Uşak şehir yeni medyada iyi bir ivme yakaladı, Uşak için fikri olan, konuşacak bir şeyleri olan herkese açık olduğunu görüyorum. İzlenme ve abone sayılarının arttığını görüyorum. İdareci ve bürokrasi yanında Uşak hakkında hayalleri olan insanlar var, sanat edebiyat alanında faaliyet gösteren kişiler var onları da konuk etmenizi bekliyoruz. Herkes burada söyleyecek bir şey bulacak.

Programa katılmam hususundaki desteklerinden dolayı Belediye Başkan Yardımcımız Zeynep Ceylaner’e teşekkür ederim. Bizim hedefimiz bu toplumun zevklerinin ve tercihlerinin daha estetik, tutarlı ve naif olması üzerine geçmişten günümüze projeksiyon tutan tarihi olaylara ışık tutmak. Şehir kültürü köy kültürü diye bir ayrıma gerek yok ama şehirler bunların yaşanmasına imkân sağlıyor, daha saygılı bir ortam sunuyor insanlara. Şehre aidiyet çok önemli bu topraklar bu şehir bize çok katkı sağladı, biz bu halktan toplanan vergilerle yapılan okullarda okuduk, bizim bu topluma elbette borcumuz var. Bu şehre, bir karşılık beklemediğimiz çalışmalarla borcumuzu ödeyebilirsek ne mutlu bize…

Katılım ve katkılarınızdan teşekkür ederiz…

Avatar

0 Yorum

Yorum Yazın