1. Fahrettin Başkanın karnesi…
  2. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  3. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  4. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  5. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  6. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  7. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  8. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  9. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  10. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  11. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  12. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  13. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  14. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  15. İrtibatı koparmayalım
  16. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  17. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  18. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  19. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  20. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  21. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  22. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  23. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  24. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  25. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  26. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  27. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  28. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  29. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  30. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  31. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  32. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  33. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  34. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  35. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  36. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  37. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  38. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  39. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  40. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  41. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  42. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  43. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  44. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  45. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  46. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  47. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  48. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  49. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  50. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  51. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  52. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  53. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  54. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  55. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  56. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  57. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  58. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  59. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  60. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  61. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  62. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  63. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  64. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  65. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  66. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  67. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  68. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  69. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  70. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  71. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  72. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  73. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  74. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  75. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  76. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  77. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  78. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  79. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  80. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  81. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  82. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  83. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  84. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  85. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  86. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  87. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  88. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  89. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  90. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  91. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  92. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  93. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  94. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  95. İyilik yap iyilik bul
  96. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  97. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  98. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  99. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  100. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  101. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  102. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  103. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  104. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Perşembe, Mayıs 6, 2021
  1. Fahrettin Başkanın karnesi…
  2. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  3. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  4. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  5. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  6. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  7. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  8. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  9. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  10. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  11. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  12. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  13. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  14. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  15. İrtibatı koparmayalım
  16. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  17. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  18. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  19. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  20. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  21. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  22. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  23. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  24. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  25. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  26. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  27. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  28. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  29. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  30. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  31. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  32. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  33. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  34. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  35. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  36. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  37. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  38. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  39. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  40. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  41. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  42. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  43. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  44. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  45. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  46. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  47. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  48. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  49. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  50. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  51. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  52. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  53. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  54. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  55. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  56. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  57. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  58. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  59. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  60. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  61. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  62. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  63. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  64. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  65. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  66. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  67. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  68. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  69. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  70. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  71. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  72. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  73. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  74. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  75. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  76. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  77. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  78. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  79. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  80. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  81. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  82. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  83. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  84. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  85. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  86. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  87. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  88. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  89. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  90. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  91. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  92. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  93. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  94. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  95. İyilik yap iyilik bul
  96. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  97. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  98. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  99. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  100. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  101. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  102. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  103. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  104. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız

Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız

“Şehir Konuşmaları”nda İbrahim Ethem Karahan’ın sorularını cevaplayan Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Mimar Zeynep Ceylaner, “Derdimiz Uşaklı vatandaşlarımıza en iyi ve en hızlı şekilde hizmet etmek. Biz şeffaf bir belediyeyiz, iyi niyetliyiz ve vatandaşımıza karşı çok naifiz. Telefonlarımız, odalarımız açık, herkes bize istediği zaman kolaylıkla ulaşabilir. Eleştiriye açığız, eleştirmek gayet doğal, ancak art niyetli olarak yapılacak eleştirileri kabul etmek tabii ki mümkün değil” dedi.

Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Mimar Zeynep Ceylaner’le yaptığımız konuşmayı istifadenize sunuyoruz: 

“Şehir Konuşmaları”nda yine karşınızdayız. Her hafta şehre dair hayalleri olan, şehre dair hikayesi olan ve de şehre dair söyleyecek sözü olan bu şehrin insanlarını sizler için misafir etmeye devam ediyoruz. Bu haftaki misafirimiz de farklı ve renkli bir isim. Misafirimiz Uşak Belediyesi tarihinde seçimle göreve gelmiş ilk kadın belediye başkan yardımcısı Mimar Zeynep Ceylaner.

Başkanım hoş geldiniz.

Hoş bulduk İbrahim Bey

Başkanım geçtiğimiz haftalarda sizin gibi yine bir kadın misafirimiz olmuştu ve “Bu şehre daha fazla kadın eli değmeli” demişti. Siz hem mimarsınız ve hem de şehrin en büyük idari kurumu sayılabilecek belediyede başkan yardımcısısınız. İmar ve Şehircilik Müdürlüğü ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü gibi şehir mimarisine ve kültürüne dokunacak en önemli birimler size bağlı. Yani şehre kadın elinin değmesi ve de şehre estetik ve kültürel derinlik kazandırılması noktasında etkili bir konumdasınız. Bugün sizinle hem bunu konuşalım istiyorum, bir de daha önce gelen misafirlere sormuş olduğumuz sorular vardı, onlardan bir nebze cevap aldık, sizden de bu konularda daha doyurucu bilgiler almak istiyorum.

Müsaadenizle sorularıma başlamak istiyorum.

 Bir kadın, bir anne, bir eş ve aynı zamanda bir mimar olarak kendinizi nasıl anlatırsınız, kimdir Zeynep Ceylaner? Özel sektörde çalışmakta iken belediye başkan yardımcısı olarak hayatınızda önemli değişiklik sayılabilecek yeni bir göreve seçilmeniz hayatınızı nasıl etkiledi?

1973 yılında Erzincan’da doğdum, normal Türk ailesindeki kadınlardan biriyim, öğretmen anne babanın iki çocuğundan büyük olanıyım. Erzincan, Kocaeli, İstanbul derken yüksek öğrenimimi Yıldız Teknik Üniversitesi’nde tamamladım. Henüz okurken 1994-98 yılları arasında çalışma tecrübem oldu. 1998’de yaptığım evliliğin ardından Uşak’a yerleştim ondan sonra özel sektörde çalışmaya başladım, 2011 sonunda siyasete girdim.

Genelde telaşlı bir yapım var, hayatta rutine bağladığım bir dönemim olmadı, hareketli ve telaşlı bir yapıya sahibim. Özel hayatımda da ev hayatımda da iş hayatımda da her yere yetişme telaşında olan bir insanım. Çocuklara daha fazla vakit ayırmak, ailemle daha fazla vakit geçirmek isterim ama maalesef iş yoğunluğundan dolayı buna çok fırsat bulamıyorum ancak eşime çok teşekkür ediyorum, benim arkamda duruyor eksiklerimi tamamlıyor.

Eve iş götürmüyorum ama akşam dokuz buçuk onda eve gidince tabii ki aynı anlama gelmiyor tabii ki. Çok yoğun çalışıyoruz Uşak’ımıza daha fazla hizmet etmek için çaba sarf ediyoruz ama dediğim gibi normal bir Türk kadınıyım, çok kapalıyım. Çok fazla kalabalık ortamlara girmeyi sevmiyorum, işim olmadığında evde olmayı çok severim, yemek yapmayı çok severim, hangi yemek dersiniz genellikle çoğunda başarılıyım, hani el lezzeti derler ya o konuda iyiyimdir. Çok fazla yürümeyi, spor yapmayı severdim ama iş yoğunluğundan dolayı çok fazla vakit ayıramıyorum, şu anda bana en fazla kalan herhalde her halde kitap okumak olsa gerek.

Belediye başkan yardımcısı olmadan önce herhangi bir kamu kurumunda çalıştınız mı? Belediyeye geldiğinizde ve yönetimin önemli bir kısmından başkan yardımcısı sıfatıyla sorumlu olmanızdan hareketle karar alma ve yönetme süreçlerine uyum sağlayabildiniz mi?

Ben 1994 seçimlerinde biliyorsunuz Refah Partisi Türkiye genelinde birçok belediyeye sahip olmuştu. O dönemlerde ben öğrenciydim, o dönemde 6 aylık bir proje uygulamamız vardı, Kocaeli Büyükşehir alt belediyesi olan ve yeni kurulan Bekirpaşa Belediyesi’nde çalışma fırsatı buldum. Biz 10 tane yeni mezun arkadaş; harita mühendisi, şehir plancısı, mimar olarak orada çalışmaya başladık. Haftanın dört günü belediyedeydik. 95’den 98’e kadar imar müdürlüğünde, APK müdürlüğünde görev yaptım. Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olarak tabii ki avantajlarınız var, iyi bir okuldan mezun olmanın avantajını yaşadım.

O dönem belediyecilikle ilgili birçok şey öğrendik büyüklerimizden, farklı görüşteki memur ve müdürlerle aynı ortamda çalışma fırsatı bulduk. Belediyeciliği tanıma, öğrenme fırsatım oldu, teknik olarak ne yapılması ve ne yapılmaması gerektiğine ilişkin bir arka plan bilgimiz, tecrübemiz var tabii ki.

Evlilik münasebeti ile oradaki işi sonlandırıp Uşak’a geldiğimde çok yadırgamadım ortamı, çalışan arkadaşlarımla çevreme uyum sağlamayı başardım. Genel olarak işlerle ilgili birkaç uygulama ve olaydan sonra konuya hâkim olabiliyorsunuz.

Belediyecilik konusunda tabii ki 1990’lı yıllarda Refah Partisi Türkiye’de çok önemli bir altyapı oluşturmuş ve neredeyse bir okul düzeyinde bir seviye yükselmiştir.

1994 yılında çalışırken Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydı, sık sık belediye ziyaretlere ve açılışlara katılıyordu. O dönem belediyelerdeki pek çok isim TBMM’ye girdi,  pek çok tanıdığım isim önemli görevlere geldi, orası benim için bir okul oldu ve bunun sayesinde biz de çok şeyler öğrendik. Tabii o yaşlarda gençtik ve kendimizi göstermek için çok çalışıyorduk, bir tutunabilme mücadelemiz vardı, inanılmaz bir 4 sene geçirdik belediyede.

Türkiye’de kadınlar için özel sektör veya kamuda çalışmanın güçlükleri nelerdir, pozitif ayrımcılık penceresinden baktığınızda kadın olmanın bir yönetici olarak size sağladığı kolaylıklar nelerdir? Uşak Belediyesi’nde ilk kadın siyasi başkan yardımcısı olmak nasıl bir duygu?

Ben hem özel sektörde hem kamuda hem de siyasette kadın olarak dezavantaj yaşamadım. Özel işimizde insan ilişkilerine çok önem veririm, sert değilimdir, yeri geldiğinde tabii ki sertlik olur ancak denge sağlamak önemli. Siyasette ve özel sektörde de pozitif ayrımcılığı tabii ki yaşadık. Belediye başkanımız, vekillerimiz ve siyasi büyüklerimiz bizlere destek oldular, pozitif ayrımcılıktan tam anlamıyla faydalandığımızı söyleyebilirim. Belediye başkan yardımcısı olmam da tabii ki pozitif ayrımcılığın güzel sonuçlarından birisidir, yoksa çok çetin geçen siyasetin içinden sıyrılıp böyle bir statüye gelmeniz biraz zor.

Bulunduğumuz yere sadece kadın olduğumuz için değil tabii ki başarılı çalışmalarımızın sonucu geldik biz. Sadece bu kadın bizim vitrinimiz olsun, bizi burada temsil etsin diye değil. Yaptığımız önemli ve olumlu çalışmaları göz önünde bulundurarak bizleri seçmişler ve bu göreve layık görmüşlerdir. Tabii ki kadınlar bulundukları ortama biraz daha çeki düzen verip biraz daha naif bir ortamın oluşmasına imkân veriyorlar.

2021 yılında yönetime gelişinizin ikinci yılı dolacak. İki yılın genel bir değerlendirmesini yapmanız istenilse, şehirde sizin görevde olduğunuz dönemde neler değişti?

İlk çalışmaya başladığımızda biraz sıkıntılar vardı, çalışma süreci zordu, ardından pandemi süreci gündeme geldi. Tüm bunlara rağmen projeler devam ediyor. Şehrimize bir “Kent Tiyatrosu” kazandırdık, “Kent Orkestrası”nın programları da güzel gidiyordu, iyi başlamıştık ancak vatandaşlarla şimdi karşı karşıya gelemiyoruz onlara program yapamıyoruz. İmardaki ve fen işlerindeki projeler devam ediyor, yollar, kaldırımlar, imarda planlar ile ilgili hazırlık çalışmalarımız devam ediyor tabii ki. Bunlar görülebilen şeyler değil, pandemi bizi biraz rahat bırakırsa teorik olarak yaptığımız hazırlıkları inşallah pratiğe dökme imkânımız olacak.

Rutin işler için de tabii ki para harcanıyor, temizlik, sosyal yardımlaşma ve pandemi süreci ile alakalı ilave çalışmalarımız oldu, yaşanan tüm sıkıntılara rağmen sıkıntıları çözdük.

Şelale Kafe önümüzdeki ay içinde açılacaktı ancak pandemi nedeniyle tabii ki yine ertelemek zorunda kalıyoruz. Biz hazırlıklarımızı yaptık, inşallah ilk fırsatta açılışını gerçekleştireceğiz. Tasarrufu belediye başkanımız da bizler de prensip olarak fazlasıyla benimsiyoruz. Huzur Park’ta senelerce atıl durumda kalmış bir anfi tiyatromuz var, burayı yeniden faaliyete geçirmek üzere restore ettik, Şelale Kafe yeniden hizmete geçirmek için çalışmalar bitmek üzere, Kalfa Konusunda da yine aynı şekilde.

Başkan beyin ve bizim seçim öncesi bir vaadimiz ve hayalimiz vardı, çocuk kent. Çocuk kenti projemizi Kalfa Korusunda gerçekleştiriyoruz. Bu parkta trafik eğitim parkı olacak ayrıca, bunu Özel idare ve Valilikle iş birliği halinde gerçekleştireceğiz.

İnşallah Atapark’taki kule ile ilgili birkaç düşüncemiz var, bu projeyi gerçekleştirmeye çalışıyoruz, tam bir müze değil ama tarihe yolculuk şeklinde, panorama şeklinde bir çalışma. Mehmet Çakın başkanımız da “Atıl bırakılmış ve yarım kalmış projelerin takipçisi olacağız, sürdürülebilir olanları takip edeceğiz, yapacağız” demişti.

Şu an proje safhasında olup kamuoyu ile paylaşmak istediğiniz projeleriniz var mı?

Bu dönemde kültürel çalışmalara da ağırlık veriyoruz. Ahilikle ilgili, halk ozanları ile ilgili çalışmalarımız var, bunların kitaplaştırılması ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Cengiz Doğan’ın araştırmalarını çalışmasını kitap haline getireceğiz. Geçtiğimiz dönemdeki bazı etkinlikleri tüketilebilir olarak nitelendirmek tabii ki mümkün, pandemi döneminde arkadaşlarımız YouTube üzerinden kurslarımızı ve etkinliklerimizi sürdürmeye devam etti. Bu kursları hangi dalda yaparsak insanlar burayı bitirdikten sonra meslek sahibi olabilirler diye düşündük.

Uşak Akademi’de biliyorsunuz çocuklarımız birebir derslere başladı, şu anda başvuru kayıtlarını aldık. USMEK için 500, Uşak Akademi içinde 100’e yakın başvuru var. Kültürle ilgili çalışmalarımız daha çok yayın ağırlıklı olarak devam edecek, belediye başkanımız kalıcı eserler bırakılması konusunu önemsiyor.

Kültürle ilgili şeyler rutine bağlanmış gibi gözüküyor, diğer belediyeleri de izliyorum ama bunlara biraz daha canlılık katmak gerekiyor. Dışarıdan bir sanatçıyı getirip burada bir konser verip göndermek için en kolay belki de. Geçen yıl 1 Eylül Uşak’ın Kurtuluşu etkinliklerimizde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasını getirmiştik, bu 150 kişilik ekibin karşılaması, ağırlanması ve sunumu çok titiz bir şekilde yapılan bir çalışma idi.

Şu anda asıl ve en büyük sorunumuz su sorunu. Tüm dünyada olduğu gibi Uşak’ta da bir su sorunu söz konusu, barajlarda su seviyesi yüzde 10’un da altına düşmüş durumda. Su kaynaklarımızı biraz daha artırma ile ilgili neler yapabiliriz bu konuda çalışmalarımız devam ediyor.

Su ile ilgili araştırmalarımız ve çalışmalarımız devam ediyor, kaynaktan suları kaybetmeden nasıl bir yerde toplarız, bununla ilgili Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nden geldiler, araştırma yaptılar ve Baltalı Göleti’ndeki kaynakları araştırdılar. Su analizlerini yaptırdık, 3 tane yeni kuyu açtık, şebekeye vermekle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. 6 tane atıl durumda olan kuyumuzu da iyileştirip bunları da şebeke bağlama ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Su bizim tabii ki can damarımız, su kesilmesini artık hiç kimse istemiyor, pandemi dolayısıyla da su tüketimimiz tabii ki arttı ancak yine de tasarrufa dikkat etmeliyiz. Çocuklarımızı hep uyarıyoruz, ben kendi çocuklarımı da uyarıyorum ama faydasını ve geri dönüşünü görüyorum.

Kent Park, Millet Bahçesi civarındaki alanla ilgili TOKİ ile bir protokolümüz çalışmamız var. Öğretmenevi ve Orhan Dengiz Anadolu Lisesi’ne ait spor salonu bölgede kalacak. Gençlerimizin spor salonundan, emeklilerimizin de öğretmenevinden faydalanmasını göz önünde bulundurduk ve bu binaların kalması yönünde bir karar aldık. Endüstri meslek lisesi atölyeleri Valilik binası olarak, Milli eğitim müdürlüğü binası da belediye binası olarak kullanılacak. Bir de o bölgede yer altı otoparkı olacak, ihale süreci ve restorasyonlarla ilgili çalışmalar devam ediyor.

Valilik binası bir Cumhuriyet yapısı gibi eski tarihi bir görüntüye sahip, her ne kadar yeni de yapılsa bu bina atıl durumda kalmasın istiyoruz. Valilik binası park içindeki atölye binalarına taşınınca bu bina atıl durumda kalacak, belediye oraya taşınıyor, Valilik atölye binalarına taşınıyor, bununla birlikte burası protokol bahçesine dönüyor gibi düşünmemek lazım. Bu binalara, yapılara fonksiyon yüklemek tabii ki önümüzdeki günlerde daha da netleşecek.

Parklarımızın sayısını artırıyoruz, 15 tane yaptığımız parkta yeni oyun gruplarının kurulmasının yanı sıra inanılmaz sayıda büyük ağaçlar dikiyoruz, 500 tane büyük ağaç aldık. Kalfa korusundaki çocuk kent projemiz çok önemli, ikinci etap kentsel dönüşümle ilgili çalışmalar sürüyor, bisiklet yollarını ayırdık, kentsel dönüşüm alanını kent merkezine bağlama noktasında, çok fazla vatandaş mülkiyetine dokunmadan çözmekle ilgili çabamız devam ediyor.

İsmet Paşa’nın sokak sağlıklaştırmasıyla ilgili vatandaşlarımızla görüşmelerimiz devam ediyor, riskli yapı olarak müracaat eden vatandaşlarımızın da başvurularını değerlendireceğiz, önümüzdeki Mart gibi çalışmalara başlamayı düşünüyoruz, önce cepheleri yapacağız. Yayalaştırılan sokaklarda biliyorsunuz bir yarışma yapmıştık, bunu İsmetpaşa Caddesi ile birlikte yapmayı düşünüyoruz.

Şehrimizde farklı kat yükseklikleri var. Havamanya diye tabir edilen bir düzenlemeden dolayı bazıları çok katlı, bazıları az katlı kalmış. Bununla ilgili çok ciddi çalışmalar yaptık, Sayın Başkanımız bu kat dengesizliğinin giderilmesi ile alakalı olarak girişimlerde bulundu, önümüzdeki günlerde yaptığımız çalışmalar tamamlanacak. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne yaptınız çalışmayı teslim edeceğiz, bu kabul edildiği taktirde vatandaşın mağduriyeti giderilmiş olacak.

Uşak için şunları söylemek sizce de hayal midir? Şehir içinde 20 km uzunluğunda bisiklet yolu, yeşil alan olarak ayrılmış şehir içindeki bir alanın dikilecek yetişmiş ağaçlarla birkaç yılda mini bir kent ormanına dönüştürülmesi, özellikle ana güzergahlarda dış cephelerin iyileştirmesi, reklam panolarının görüntü kirliliğini önlemek amacıyla düzenlenmesi, tek büyük caddemiz olan İsmetpaşa Caddesi’nde mantar gibi biten seyyar satıcıların ortadan kaldırılması…

Söyledikleriniz hayal değil, biraz önce de konuşmuştuk, sokak sağlıklaştırması yapıldıktan sonra İsmetpaşa çok farklı bir yapıya dönüşecek, klimaların, tabelaların gözükmediği, seyyar satıcıların yoğunlaştığı bölgelerin düzenlenmesi ve çekidüzen verilmesi ile alakalı çalışma tamamlanacak. Yeni planlarda artık bisiklet yolunu da bırakıyoruz, proje etüt müdürlüğümüz de bisiklet yoluyla ilgili bir çalışma yürütüyor, bu bir hayal değil neden olmasın, bisiklet kullanan çok gruplar var. Ulubey Yolu şu anda bazı grupların tercih ettiği bir istikamet. Kentsel dönüşüm alanı ile merkez arasındaki revizyonda da bisiklet yolunu planladık, bunların hepsini birbirine bağladığımızda uzun bir bisiklet yoluna kavuşmuş olacağız.

Uşak’ın etrafında tabii çok güzel yeşil alanlarımız var, biraz kuzeye çıktığımızda ormanlık alanlar var, güney tarafta dubleks yapılaşmaların bahçelerinde yeşile daha çok dikkat ediliyor, belediye olarak biz de yeni yaptığımız park ve bahçelerde ağaç dikimine önem veriyoruz.

Kentsel dönüşüm alanı içinde gündeme gelen ve başından beri otel alanı olan yeri TOKİ’den talep ettik, Sayın Bakanımız olur dedi, proje çalışması devam ediyor. “Yeşil alanı otele çevirdiler, orayı mahvedecekler” diye bir söylenti var, böyle bir şey yok, tabii ki biz yeşil alana önem veriyoruz, yeşil bir Uşak olmasını istiyoruz.

Yeni 500 taneyi yetişmiş çam ağacı geldi şehrimize, bunları 15 tane belirlediğimiz park alanına ve okul bahçelerimize diktik, aslında okul bahçelerinde öğrencilerimiz olsaydı onlarla birlikte dikip öğrencilerimize bunları zimmetleyecektik. Parklarda ağaç dikerken çocuklar geldiler bize yardım etmek için, başkanımız onlarla ağaçları birlikte dikti ve çocuklarımız ağaçları suladılar.

Uşak’ta karasal bir iklim var, zakkumlar begonviller dikmeyi biz de çok istiyoruz ancak iklim müsait değil, konsept caddelerde konsept ağaçlar dikilebilir. Nuri Şeker Caddesi’nde çınar ağaçlarını bu konuya örnek verebiliriz; hem koruduk hem kaldırımlarını hem d aydınlatmalarını yaptık. Bunlar hayal değil, yavaş yavaş yapılabilecek çalışmalar.

Anne babaların bu konuda çocuklarına bilinç kazandırmaları lazım, içinde bulunduğumuz kentsel dönüşüm alanında ahşap pergoleler var, esnafımız buraların yeşil olmasını istiyorsa sarmaşıklar var onlardan dikebilirler, camilerimiz var bunların bahçelerine yine aynı şekilde herkes bir ağaç dikse, yemyeşil olacağına inanıyorum. Bunları çok büyük masraf olarak görmemek lazım, ağaç ile ilgili çok fazla kampanya yapıldı, o yapsın bu yapsın diye birbirimizin üstüne atmaktan ziyade herkes bu konuda bir şeyler yapabilmeli, ağaç ve yeşil yerde çöp olmaz pislik olmaz insanlar bu güzel görüntünün içine çöp atmaya kıyamazlar.

Önce kendi etrafımızdan başlayacağız, belediye olarak, kamu kurumları olarak, vatandaşlar olarak birlikte bu yeşili ön plana çıkaracağız. Şehir merkezinde biraz eksiklik var, çok parça parça belki. Sarayaltı Mahallesi’nde büyük bir höyük alanı var, oranın etrafı yeşillendirilebilir, bisiklet yolu için yer ayrılabilir, tabii ki höyüğün içine ağaç dikilmez ama yeri belirlendikten sonra o bölgeyi kuşatacak yeşil bir alan oluşturulabilir.

Akşemsettin Cami’nin yanında güzel bir parkımız var, Akşemsettin Parkı. Vatandaşlarımız böyle bölgeleri seviyor, yeşil başarılması zor bir hedef değil, inşallah hep birlikte çalışacağız, yaptığımız parkları yeşillendireceğiz, bu bile tek başına bizim için önemli bir kazanım olacaktır. Okul bahçelerine, cami bahçelerine ve yeni yapılan kamu kurumlarının bahçelerine de ağaç dikilmesi ile ilgili sayın Başkanımızın talimatı var, inşallah güzel ve yeşil bir Uşak olacak şehrimiz.

Başkanım şu an kentsel dönüşüm alanındayız ve siz de belediye olarak bu alandaki binaya taşındınız. Bölge sakinleri olarak belediyenin gelmiş olmasını daha fazla hissetmek istiyoruz. Bölge için çalışmalarınız olacak mı?

İçinde bulunduğumuz kentsel dönüşüm alanının canlandırılmasına ilişkin çalışmalarımız ve hassasiyetimiz de devam ediyor. Belediye başkanlığının bazı birimlerini buraya taşındık, biz geldikten sonra bir hareketlenme başladı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü buradaki bir binaya yerleşecek ve hizmetine burada devam edecek, Ocak ayı içinde onlar da burada çalışmaya başlayacaklar. Aydınlatma ve kentsel dönüşüm alanının yeşillendirilmesi ile alakalı bizler de tabii ki çalışmalarımızı sürdüreceğiz, vatandaşlarımız da bir de destek verirse güzel bir ortam meydana gelecek burada.

Yoğunluk başladığı için tabelalar, tenteler farklı farklı olmaya başladı, bunlarla ilgili standartlarımızı belirleyip buradaki esnafımıza bunları göstereceğiz ve herkesin bu standarda uymasını sağlayacağız. Estetikten uzak bir görünüm meydana gelmeye başladı, belediye olarak biz bu konuda kuralları koyacağız, İsmetpaşa Caddesi’nde yapacağımız uygulamayı burada da hayata geçireceğiz.

Yine kentsel dönüşüm alanı içinde yaklaşık 11 bin metrekarelik bir alanı yeşil alan ve sosyal tesis alanı olarak değerlendirme ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Tabii ki lansman projelerinde çok daha yeşil gözüküyor, her şey yapılabilir bu tür projelerde. Orası planda ne gözüküyor, farklı bir şey gözüküyor olabilir ancak lansman projesinde oraya sembolik olarak dikilecek 3-5 ağaç orayı yeşil alan gibi algılamamıza neden oluyor. Kentsel dönüşüm alanında yeşil alan olarak belirlenmiş herhangi bir alanın otel alanına dönüştürülmesi iddiası asılsız bir polemik, bu konuda bir yanlış anlama var.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın çok önemli desteği var, milletvekillerimizin desteği ve belediye başkanımızın konuyu yakından takip etmesi bize güzel geri dönüşler sağladı. Bu bölgedeki otel alanının yeşil alana çevrilmesi, Millet Bahçesinin içindeki çalışmalar, İsmetpaşa Caddesi’ndeki çalışmalar bunların sonucudur. TOKİ’nin Millet Bahçesi’ndeki içindeki yapılar restore etmesi istisnai bir durumdur, bu binalardaki restorasyon bittiğinde kazanç Uşak’ın olacaktır.

Başkanım son dönem gündeme gelen konular var, bunları sırasıyla sormak istiyorum. Hacıkadem Mahallesi’nde belediyenin yürüttüğü bir çalışma var mı, proje ile ilgili detay verebilir misiniz? İddia edildiği gibi bölgede bir ağaç kesilmesi olacak mı?

Hacıkadem Mahallesi’ndeki çamlık alanda bizim herhangi bir projemiz yok. Karaağaç ve Dikilitaş Mahalleleri’nde çalışmalarımız var. Tapulama alanlarında belki Hacıkadem yazan bölgeler vardır ancak bizim ağırlıklı çalışmalarımız Karaağaç ve Dikilitaş Mahalleleri’nde, Gediz Uluyolu ile Kent ormanı arasındaki 236 hektarlık bir alanda bir çalışma söz konusu.

Bu bölgede ağaçlandırılacak alanlar var, yetişmiş ağaçlar olduğu gibi çalı tarzı ve henüz küçük ağaçların bulunduğu bölgeler de var. Biz burayı genişleme alanı ilan ettik ve bu plan meclisten oybirliği ile geçti herkesin bildiği gibi. Aleni bir plan, biz bunu askıya çıkardık hiçbir itiraz gelmedi. Çevre ve Şehircilikte de bir ay askıda kaldı, hiç kimse itiraz etmedi. Sonra bir siyasi parti itiraz etti, TOKİ alanına, bu da bakanlık tarafından reddedildi. Biz yeşil bir Uşak derken kalkıp Hacıkadem Çamlığındaki kocaman yetişmiş ağaçları kesecekmişiz, bu doğruluktan uzak bir iddiadır.

Yine gündemde olan ve farklı iddiaların ortaya atıldığı Karaağaç Mahallesi toplu konut çalışması var. Bu alan çöp depolama alanına isabet ediyor mu? TOKİ’nin yaptığı zemin etütlerinde nasıl bir sonuç çıktı?

Orada bir plan ile ilgili bir çalışmamız var ama bölgeler belli, TOKİ orada bir yer yapıyor 200 bin metrekare bir yerde 700 konutluk bir çalışma yapıyor, kura çekildi, ihaleler yapıldı. Şu anda yapılan çalışmalar askıda, niyetimiz orada dar gelirlilere ev sahibi yapmak. TOKİ zaten jeolojik etütlerini yaptı, belediyemize gönderdi, raporlar incelendi, imar komisyonunda herkesin önüne bunu koyduk ancak birileri “çöpün üzerine belediye ev yapılmasına izin veriyor” diye bir söylenti çıkardı. Bu gerçeklikten uzak bir iddiadır. TOKİ’nin konut yapacağı bu alanlar çöp alanından uzak alanlardır, planlar yine oybirliğiyle geçti, şimdi “belediyeden bilgi alamıyoruz” diye bir iddia var her şeyin bir sıralaması var, bir prosedür var, önümüze jeolojik etüt gelmeden bir açıklama yapamayız.

TOKİ’deki inşaatlarla ilgili bizim önümüze proje geldiğinde inşaata esas jeolojik etütleri tabii ki isteyeceğiz, bunlar TOKİ’dir, ne istiyorsa yapsınlar diye bir durum söz konusu değil. Yapılan tüm işlemler komisyon kararıyla meclisten geçerek kabul edilmiştir oybirliğiyle geçmiştir.

Yine gündemden düşmeyen bir konu daha var. SGK binası karşısındaki inşaat alanı. Burada hukuka aykırı bir uygulama var mı? Bilgi verebilir misiniz?

SGK evleri ile ilgili biliyorsunuz, biz ilk geldiğimizde serbest bıraktık, bölge dönüşmeye müsait bir alan. Buraları dönüşürken emsal ve yüksekliği artırmaya gerek yok zaten. Şu an yüzde 10’a oturan yerler planda yüzde 40, yıkıldıktan sonra zaten 4 katı büyüklüğünde yerler yapılacak.

Burada da inşaatlar başladı, biz imar durumu verdik, oradaki durum riskli alan, defalarca bu konuyu anlatmamıza rağmen gazeteci arkadaşlarımız bunu anladı ama bazıları anlamak istemiyor. SGK evlerinde iki tür parsel var; mahkemeye verilip riskli alandan çıkan yerler, bir de mahkemeye gitmemiş riskli alan olarak gözüken yerler var. Biliyorsunuz biz ada bazında iptal etme sürecinde kimse mağdur olmasın, değer artışı ile ilgili bir konu var, bu da gündeme gelmeden 2 ay içinde kim nerede ne yapacaksa bunu toparlayalım dedik, çünkü bir süreç işliyordu, 1 Temmuz’da biz bu işi bitirelim diye söyledik, kanun zaten bu tarihte yürürlüğe giriyordu, o tarihe kadar bunları halledelim dedik, 37 tane projede yaklaşık 120 tane blok geçti, bunun karşılığı yaklaşık 3500-4000 daire.

Bu sadece bir yer değil aslında, 37 tane proje var. Temlik satışı yapıldı belirttiğiniz alanda, bu kavramları bilen adam bizim ne demek istediğimizi anlar. Zaten arsaya müteahhit firma ortak, başka birisine satma imkanı var mı? 37 proje sahibine de yardımcı olacak şekilde davrandık, ortada usulsüz hiçbir şey yapılmadı.

“Bina varken jeolojik etüt yaptınız” dediler, doğrudur, jeolojik etüt yaptık kuyuların metreleri, derinlikleri bunların hepsini biliyoruz, bu ciddi bir iştir, hadi yapmadan geçelim, imza atalım diyeceğimiz bir şey söz konusu değil. Arsa 700 metrekare, bina 250 metrekare, yani üçte ikisi boş. Jeolojik etüt çok önemli bir konu ve bu jeolojik bilgilere göre bu binanın statikleri hesap edilecek. Çok fazla söylenti çıktı bu konuda, riskli alanlarda değer artışı yok yönetmeliğe bakarsanız. 37 projenin içinde değer artışı olmayan tek yer tartıştıkları yer, çünkü parsel riskli alan.

Bu konuları tek tek beni arayan tüm gazeteci arkadaşlara anlattım. Bilgi edinme ile ilgili bir kanun var biliyorsunuz hangi sıfatla bilgi istiyorsunuz, bunu nerede kullanacaksınız, hiçbir resmi evrak muhatabı olmayan kimseye verilmez, onun bir kanunu bir kuralı var. İster meclis üyesi olsun, ister bizim içimizden birisi olsun, ben bir şahsın evrakını başka birisine veremem.

Planlarla ilgili her şeyi paylaşıyoruz cidden, çok şeffafız. Bazen bu kadar şeffaf olmamak gerekir mi diye düşündüğüm oluyor, her yaptığımı söylemek zorunda mıyım? Aslında değilim, biz bir kamu kurumu olarak kurallara uyuyoruz, yaptığımızı gösterelim, mutabakat sağlansın, eksik ve yanlış yapıyorsak karşı tarafla mutabakat sağlansın diye düşünüyoruz.

Bu yöndeki eleştirileri çok ciddi bulmuyorum, derdimiz Uşaklı vatandaşlarımıza hemşerilerimize en iyi ve en hızlı şekilde hizmet etmektir. Biz çok şeffaf bir belediyeyiz, çok iyi niyetliyiz, çok naifiz vatandaşa karşı. Telefonlarımız, odalarımız açık, herkes bize istediği zaman ulaşabiliyor, yoğunluğumuz ve toplantımız olmadığı sürece herkes bize her şekilde ulaşabilirler. Eleştiriye ben kendi adıma söyleyeyim açığım. Tabii ki ben de insanım, yanlışımız olabilir, eleştirmek gayet doğal, ancak art niyetli olarak yapılacak eleştirileri kabul etmek tabii ki mümkün değil.

Başkanım bizim genel manada sormak istediklerimiz bunlar. Davetimizi kırmadınız ve icabet ettiniz, teşekkür ederiz. Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Nazik davetiniz için çok teşekkür ediyorum. Tüm hemşerilerimize selam ve saygılar sunuyorum.

 

 

 

İbrahim Ethem KARAHAN
Gazeteci, Grafiker, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, Gazi Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği mezunu, Bilge Gençlik Eğitim Spor Kulübü Derneği Başkanı, Uşak İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği Başkanı, Ege İş Sağlığı ve Güvenliği Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi, Eski Uşak Araştırmaları Derneği Başkan Yardımcısı

0 Yorum

Yorum Yazın