1. Fahrettin Başkanın karnesi…
  2. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  3. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  4. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  5. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  6. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  7. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  8. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  9. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  10. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  11. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  12. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  13. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  14. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  15. İrtibatı koparmayalım
  16. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  17. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  18. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  19. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  20. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  21. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  22. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  23. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  24. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  25. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  26. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  27. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  28. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  29. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  30. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  31. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  32. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  33. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  34. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  35. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  36. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  37. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  38. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  39. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  40. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  41. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  42. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  43. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  44. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  45. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  46. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  47. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  48. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  49. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  50. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  51. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  52. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  53. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  54. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  55. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  56. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  57. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  58. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  59. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  60. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  61. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  62. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  63. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  64. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  65. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  66. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  67. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  68. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  69. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  70. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  71. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  72. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  73. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  74. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  75. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  76. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  77. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  78. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  79. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  80. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  81. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  82. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  83. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  84. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  85. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  86. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  87. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  88. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  89. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  90. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  91. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  92. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  93. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  94. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  95. İyilik yap iyilik bul
  96. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  97. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  98. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  99. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  100. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  101. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  102. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  103. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  104. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Perşembe, Mayıs 6, 2021
  1. Fahrettin Başkanın karnesi…
  2. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  3. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  4. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  5. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  6. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  7. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  8. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  9. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  10. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  11. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  12. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  13. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  14. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  15. İrtibatı koparmayalım
  16. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  17. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  18. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  19. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  20. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  21. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  22. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  23. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  24. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  25. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  26. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  27. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  28. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  29. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  30. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  31. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  32. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  33. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  34. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  35. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  36. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  37. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  38. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  39. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  40. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  41. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  42. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  43. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  44. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  45. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  46. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  47. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  48. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  49. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  50. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  51. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  52. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  53. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  54. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  55. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  56. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  57. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  58. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  59. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  60. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  61. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  62. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  63. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  64. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  65. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  66. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  67. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  68. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  69. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  70. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  71. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  72. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  73. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  74. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  75. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  76. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  77. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  78. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  79. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  80. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  81. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  82. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  83. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  84. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  85. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  86. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  87. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  88. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  89. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  90. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  91. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  92. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  93. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  94. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  95. İyilik yap iyilik bul
  96. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  97. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  98. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  99. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  100. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  101. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  102. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  103. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  104. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir

Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir

Şehir Konuşmaları’nda İbrahim Ethem Karahan’ın sorularını cevaplayan Uşaklı Gastronom ve Yazar Süleyman Dilsiz, “Mutfağı aile ortamında sağlıklı bir toplanma kaynaşma merkezi haline getirmemiz lazım. Tarhanaya dönüp baktığımızda, Uşak tarhanası değişimin bir motoru olabilir. Tarhana Uşak’ta kadın istihdamının artmasına imkân sağlayabilir. Halk ve yönetenler birlikte bu sinerjiyi yakalamak lazım. Beslenme ve kültür, ekonomi tüm politikalar böyle başlıyor” dedi.

Süleyman Dilsiz’le yaptığımız konuşmayı istifadenize sunuyoruz:

Bir şehri tanıtmak, kuru laf ve basit çalışmalarla olmaz. Öncelikle o şehri çok iyi tanımanız lazım… Şehir için çalışmak, şehrin tanıtımına katkı sağlamak özveri ister, kaliteli ve özgün eserler ve profesyonellik ister. Bugünkü misafirimiz, özgün fikirleriyle, yıllardır yaptığı çalışmalarıyla, yazılarıyla, yurt genelinde yayınladığı, büyük beğeni alıp ciddi satış rakamlarına ulaşan kitaplarıyla ve şehir adına girişimleriyle dediklerimizi ispatlayan bir isim. Misafirimiz Kahvaltıya Dair Her Şey, Kılçıksız Balık, Salataya Dair Her Şey kitaplarının yazarı, hemşerimiz Süleyman Dilsiz.

Süleyman Bey “Şehir Konuşmaları”na hoş geldiniz.

Hoş bulduk İbrahim Bey

Bugün sizinle; geçtiğimiz yıllarda Dünya Gazetesi’nde yazdığınız şehre umut veren, yön çizen köşe yazılarınızdan, şehre dair serzenişlerinizden, şehre dair hayallerinizden ve yine şehre dair altyapısını oluşturduğunuz ve büyük emek verdiğiniz projelerinizden bahsedelim istiyorum.

Müsaadenizle programımıza başlayalım;

Siz, Süleyman Dilsiz’i nasıl tanıtırsınız?

Kendimi özbeöz Uşaklı olarak tanıtmak beni mutlu eder elbette. Banaz’da ilk ve ortaokulu okudum, liseyi Bornova’da bitirdim. Yüksek öğrenim için İstanbul’a gittim. İstanbul Üniversitesi’nde işletme okudum. İş hayatına atıldığımda otomotiv yan sanayi ve petrokimya üzerine faaliyet gösterdim. Hobim ağırlıklı olarak yemek üzerine, ayrıca ağırlıklı olarak yerel kalkınma üzerine araştırmalarım var. Bunlardan doğup büyüdüğüm Banaz ilçesinin sosyo ekonomik yapısını anlattığım bir kitabım var. Yerelin gelişmişlik özelliklerine kıyaslamalı yaklaşımlar geliştirmek lazım. Sizin gelişiminizi ölçebilmeniz için önünüzde bir örneğin olması lazım. Banaz’ı Avrupa Birliği ve Dünya Bankası kriterlerine göre ele aldım. İllerin üniversiteler üzerinden yerinin sorgulanmasına dair bir metot geliştirmek gerekiyor.  Kız öğrenci sayısı, bebek ölüm hızı rakamları… AB, Türkiye, bulunduğunuz il ve ilçede durum nedir? Buna göre göstergeler geliştirilmeli, yereli sorgulama ve halkın bunu takip edip izlemesi gerekli. Dünya Genç Girişimciler Konseyi’nce 2011’de dünyanın en başarılı 10 gencinden birisi seçildim. Bunların peşinden giderek bir şeyler öğrenmek, aydınlanmaya vesile olmak üzere yol aldım hep. Bedeli bazen ağır da olabiliyor tabii.

Uşak’a dair daha birçok projeniz var, yaptığımız telefon görüşmelerinden biliyorum. Bunlarla ilgili ne aşamadayız ve şehirden beklentiniz nedir?

Üç tane yemek kitabım var, bir tanesi de yayınlanmak üzere, şimdi onun müjdesini vereyim. Ayrıca, dokuz yıldır bir proje üzerinde çalışıyorum, Sibirya’dan Moğolistan’a, Orta Doğu, Balkanlar ve İran… Yoğurda dair izleri aradım. Yoğurt bizim kültürümüze ait bir ürün ve o nedenle ‘Yoğurt’ Türkçe bir kelime ve 272 dilde de aynı kelime.

Rüyada yoğurt görmek ne anlama gelir diye baktığımız bir konu, soframıza konulan pek çok üründe girdisi olarak kullanılan bir gıda maddesi. Sabah kahvaltısında pekmezle karıştırır, tarhanayı yaparken içine koyarsın. Yoğurt tuzluk gibidir aslında, her daim elimizin altındadır. Yunanistan’da bize ait bu ürünün, ‘Greek yoghurt’ diye markalaşması bizim eksiğimizdir, ayıbımızdır. Yoğurtla yapılan, Yunanlarda 20 civarında yemeği varken, benim dolaştığım coğrafyalarda 350’nin üzerinde yoğurtlu yemek tarifi var. Yoğurda ve bu tür özgün ürünlerimize sahip çıkmamız gerekiyor…

Üzerinde çalıştığım dördüncü kitaptan da bahsetmek isterim kısaca, ‘Gastropedia’ isimli kitapta, mutfağa dair her şeyin alternatifini yazdım. Tariflerde bazen karşınıza domuz eti çıkıyor veya ketçap lazım oldu bir ama dolabında yok, yerine ne koyarsın, onun yerini ne tutar. İşte buna benzer yüzlerce ürünün alternatifi olabilecek, mutfakta sizlerin elini çok rahatlatacak bir başucu kitabı bu.

Sizin Uşak tarhanası ile ilgili uzun dönemdir üzerinde kafa yorduğunuz, yoğunlaştığınız, tarhanadan geliştirdiğiniz birçok farklı ürünle devam eden çalışmalarınız var. Bir de tarhana festivali hayaliniz var. Yaptığınız çalışmaları ve festival projenizi dinlemek isteriz sizden.

Gelelim tarhanaya: Tarhana bizim özümüz. Öz şu demek, yoğurdun Anadolu coğrafyasında izlerini ararken, 1071 sonrası Türklerin yoğunlaştığı yerlere baktım. Orta Asya’daki birçok değerin, boyların adına göre baktığımızda karşımıza daha neler çıkıyor: Yoğurt, pastırma, kak yani meyve kurusu, pestiller. Orta Asya’da ne varsa Anadolu’ya gelmiştir. Tarhana hem yokluğun hem de varlığın sembolü, probiyotik bir ürün. Tarhana ile sabah günün tüm enerjisini depolamış, almış oluyorsunuz. Bugün bir kamuoyu araştırması yapılsa Uşak’ta, aklımıza büyük oranda tarhana gelir.

Ama şunu da bilmekte yarar var; ‘Tarhana’ sadece bir çorba değildir, çeşnidir. Siz tarhanayı her şey için kullanabilirsiniz. Rahmetli babaannem erişteyi ısırgan otuyla yapar üzerine lor peyniri koyardı.

Tarhanayı 14 şekilde değerlendirdim. Çay keki, waffle, sufle, vs… Hepsinde başarılı oldum. Tatlı tarhana niye yapmayalım ki. Damla sakızlı tarhana neden olmasın. Besin değerini artırarak ürünü de geliştirebiliriz. Glüten intoleransı… İnsanlığı bu arayışlara itmek, inovasyonu doğuruyor.

Tarhana binlerce yıldır çorba olarak sofralarımızda. Tarhanadan cips yapalım ya da Türk kahvesinden yeni bir şeyler yapayım. Böyle düşünememişiz, bugün çok uluslu markaların, belki en fazla 50 yıllık geçmişi var, ama büyük zincir olarak her ülkede varlar. Biz damla, menengiç gibi birkaç çeşitten öteye gidemedik. Kahve 500 yıldır bize ait. Ancak Starbucks mali değeri marka değeri nerede ona bakmak lazım. Peki biz kahvemizi neden bu seviyelere getiremedik.

Mutfaktan bahsetmek isterim, mutfağı aile ortamında sağlıklı bir toplanma kaynaşma merkezi haline getirmemiz lazım. Bizi diğer toplumlardan farklı kılacak olan bu ince ayrıntılar.

Tarhanaya dönüp baktığımızda, Uşak tarhanası değişimin bir motoru olabilir. Tarhana Uşak’ta kadın istihdamının artmasına imkân sağlayabilir. Halk ve yönetenler birlikte bu sinerjiyi yakalamak lazım. Beslenme ve kültür, ekonomi tüm politikalar böyle başlıyor. Sahip çıkmamız lazım, yerel mutfağımıza.

1998’de tarhana festivali yapılmalı demiştim. Üzerinden çok zaman geçti ama bu hedefimize ulaşamadık. Uşak çok göç alan bir yer. Türkiye’nin çok farklı yerlerinden insanlar var şehrimizde. Baskın kültürü, Uşak’ın yerel unsurlarını oluşturmamız için ortak bir değeri öne çıkarmamız lazım. Belediye, ili yönetenlerin yereldeki projelere kalıcılık ve sürdürülebilirlik sağlayabilmek için tarhana mutlaka değerlendirilmelidir, bu Uşak için önemli bir imkân.

Coğrafi işaret almışız tarhana için 2015 yılında, tescillemişiz tarhanamızı, bunu sürdürülebilir bir hayat felsefesi haline getirmek lazım. Patlıcanla, bezelye ile tarhana yapabilmeliyiz.

Festival denilince aklımıza panayırdan başka şeyler gelmesi lazım. Şehrin farklı noktalarına pişirme noktaları kurmak lazım. Macaristan’da İran’da tarhana var. Oradaki insanlarla tarhanayı vesile kılarak köprü kurmamız lazım. Bize dayatılan şeyler var. Hazır cips yerine tarhananın kullanıldığı cips türevi bir şey yapalım. Az önce kaldığım yerden devam etmek istiyorum, aile mutfakta kaynaşır, salona geçince herkes eline telefon tablet alır veya televizyona kilitlenir. Mutfak çok kritik bir alan. Bizi biz yapan bir yer. Burada el yansın, dil yansın, şakalaşılsın. Mutfak çok önemli bir yer. Tüm dolaştığım yerlerde mutfağın ne kadar önemli olduğunu gördüm.

Hazır buraya gelmişken bir balık tarifi ile sohbeti tatlandıralım: Madem tarhanadan çıktık yola, tarhanalı balık yapalım. Bunun için sazan kullanalım çünkü sazan yağsız bir balık. Ben balığı takoz olarak keserim. Kızartmak için daha elverişli bir biçim. Tarhana, limon kabuğu, limon suyu, zeytinyağı, sumak çok az süt katıp marine ediyorum. Sütü neden kullanıyoruz? Çünkü sütle marine etmek buzu çözülen balığın gevşemiş etini toplar. Tavamız kızmış olacak, yağımız kızmış olacak, kızmış yağın içinde güzel pişer bu balık, tarhanalı sazan…

Sizin şehre dair yapıcı eleştirileriniz olduğu kadar serzenişleriniz de var, iyisiyle kötüsüyle bunları da dinleyebilir miyiz sizden?

Hayatta sıfır beklenti düzeyine geldik artık. Şehre dair hayal kırıklığımı sorarsanız, İli yönetenlerin baskın kültürü tanımamaları ve onun üzerine politikalar geliştirmemeleri bana çok garip geliyor.

Uşak’ta 46 tane tarif var. Bunları ne yaparız neler üretebiliriz, buna kafa yormak alazım. Bir dostunuz gelse, alacatene yemek istese nerede yiyeceksiniz? Bu değerleri çoğaltmamız, aradığımızda bulabilmemiz lazım. Uşak’taki restoranların alacatene, ebem köftesi, tirit gibi özel menülerinin olması lazım.

Amerikalı bir hoca, deniz, kum, gastronomi, din turizmi vs. bir araştırma yapmış. Gastronomi kaçıncı sırada, ilk sıralarda.  Bir şeyler yoksullaştırabilir bizi, çok turist gelip az kazanıyor olabilirsiniz. Bugün İtalya 150 yemek tarifiyle İtalyan mutfağını dünyaya mal ettiyse, bugün Türkiye’nin bir ilinin, örneğin Gaziantep’in bile tek başına bu kadar tarifi var.

O kadar çok keşfedecek şey var ki, Malatya’nın et kullanılmadan yapılan 46 çeşit köftesi var. Bizim bu zengin mutfağımızla dünyaya açılmamız lazım, dünya vejetaryenlerinin oraya gelmesinin bir yoludur bu. Uşak’ta da bunları başarabilirsiniz. Hazırlıklarınızı hedefinize göre yapacaksınız, her zaman önemli ama şu sıralar hijyen çok önemli bunu hissettirmelisiniz insanlara, ayrıca konaklama, yemek tarifindeki standardizasyon.

Şöyle bir şey de yapılmalı, tarhanaların yarıştırılması lazım. İnsanlar bunları izledikçe o mutfağa bir hareket gelecek. Bu bir sosyal politika. Onun için sosyal politikayı ne kadar desteklerseniz, dominant baskın kültürü bazı ürünlerin en çoklanmasıyla ortaya çıkar.

Her yerde global mutfaklar var, Uşak’tasınız ama, Adana, Urfa kebapları, hamburgerler… Ukrayna’da kedi kafeteryası bile gördüm. Türk kahvesi içmek istediğimizde seçeneklerimiz olmalı, kekikli, sarımsaklı, pul biberli… Biz 500 yıldır kahvenin içine üç beş çeşni koyabilmişiz ancak. İşte bazı şeyleri tam olarak ortaya koyabilmemiz için Uşak’ta çok acil ve mutlaka tarhana festivali yapmamız lazım…

Şehri tanıtma iddiası ile başlatılan girişimler var ama bu çalışmalar kaliteden, özgünlükten ve estetikten yoksun. Samimiyetlerinden bir şüphemiz yok ama “Uşak ufak şehir, burada bu kadar oluyor. Şehir içinde de gideri var” gibi bir mantık var arkadaşlarımızda. Hâlbuki bir eseri şehir içinde satmak marifet değil, asıl şehir dışından birilerinin dikkatini çekebilmek önemli olan. Bu konuda neler söylersiniz?

Şehrin tanıtımına ilişkin özensiz çalışmalar var. Nasıl olsa olan gidiyor, satıyor. Şehirdekini başka bir yere satabiliyor musunuz? Başarı nedir sizce bu konuda. Şimdi burada önemli yerel değerlerin araştırılması lazım. Bunların üzerine her konulan taş takdire şayan. Yerel yerelde kalıyor, kalmamalı. Ulusala taşınması için çaba göstermek şart. Olası projelerin geliştirilmesi gerekli. Bir kitap çıkıyor. Kitabın adı hatalı… Bilginiz kaliteli olmalı. İyi araştırmalısınız.

Küçük şehirde olan mutlaka basit ve sıradan olmak zorunda mı? Her şeyin bir bedeli var. Özverili çalışmaların sahiplenilmesi artık zihniyetin değişmesi gerekiyor.

Sizce şehirde kafanıza takılan, olmaz böyle bir şey dediğiniz bir şeyler var mı? Varsa sizin çözüm önerileriniz nelerdir?

Şehirde ters giden bir şeyler var mı? Bu konuya şöyle bakmak lazım, şehirlerin karakterini belirleyen 15-65 yaş gurubudur. Siz o insanların hayatını nasıl dolduruyorsunuz. Bu bir performans göstergesidir. Uşak’ta da bu kitle toplam nüfusun yaklaşık üçte ikisi. Bu kitleye ulaşmak için geliştirilen politikalar önemlidir. İntiharlar, emeklilerin tek başına terk edilmesi, engelliler ve ailelerinin zor yaşantıları, dağılmış aileler, işsizlik vs. bir bütün olarak bakılması lazım tüm bunlara. Bunların her biri birer sosyal politika geliştirilmesini gerektirecek konular.

Nüfusun büyük bir kısmını oluşturan bu kitlenin sosyal donatı alanlarının doldurulması lazım. Çocuklara yönelik hobi kursları, ev kadınlarına yönelik doğru yemek pişirme, alternatif iş politikaları… Şehrinizde yaşayanları, üreteceğiniz sosyal ve ekonomik politikalarla hayata küstürmemek, şehre ait hissettirmek zorundasınız.

Dominant kültürü yerleştirmek, oluşturmak. Geleneksel değerlerin parlatılması, ön plana çıkarılması, onun etrafında birleşilmesi gereklidir.

Bizim tüm misafirlerimize sorduğumuz klasik bir sorumuz var. Uşak nasıl marka şehir olur, bu yönde yapılan çalışmaları da değerlendirerek, neler yapılabilir?

Altın şehir, sanayi şehri, geri dönüşüm kenti gibi tanımlamalar var. Ancak hiç birisinde tam olarak bir türlü başarıya ulaşılamamış. Bunların hepsi çok değerli tabii, belli bir uğraş sonucu buralara gelinmiş. Şehrimizde şöyle bir durum var, Uşak’taki tarım yaşının 58 civarında olması, geleceğimize ilişkin riskli bir durumu ortaya koyuyor, aynı zamanda bu durum çok incitici bir durum. Her şey deyin ama tarımı ihmal etmeyin ne olur. Ortak akıl geliştirip bir yönetici geldiğinde ortak akla oraya ait değerlere bakmalı, ilde, ilçede yaşayanlar, yönetenler muhtarlar, herkesin fikri alınarak bu kararın verilmesi ona göre yön belirlenmesi lazım.

Uşak deyince alternatif turizm için aklımıza çok şey geliyor. Haşhaş tarlası, Taşyaran Vadisi, Blaundus Antik Kenti, Clandıras Su Kemeri, Ulubey Kanyonları… Keşfedilmeyi bekleyen şehrimize ait dinamikler var. Topluma bunlar anlatılmalı, sahip olduğumuz değerler benimsetilmeli. Sibirya’da gezerken en yüksek dağlarına tırmanıyoruz, grupta bir yaşlı bir adam, yere atılan sigarayı yere atan kişiyi uyardı: “Siz evde oturduğunuz odada halının üzerine sigara atıyor musunuz? Doğa bizim evimiz oraya ne atarsan sana geriye döner.”

Uşak’ta birçok değer var marka olabilecek. Bunları yaratacak bir uzlaşıya varabilmeniz lazım. Her gelen yönetici değiştirmemeli bu değerleri. Gastronomi, dağ yürüyüşü, merkeplerle gerçekleştirilip ciritle zenginleştirilebilir. Pepuza denilen yer var, şehrimizde. Bir kültürün çok önemli izleri var Uşak’ta. Alternatif turizmde şehrimizdeki unsurları Frigya Vadisi ile birleştirebilirsek, bölgemizde geniş bir kültür vadisi oluşturabiliriz. Film çekimleri için platoların oluşturulmasına imkân sağlayacak çok elverişli doğal mekanlarımız var.

Tüm bu söylediklerimiz çerçevesinde üniversite, ticaret odası ve kamu otoritesi ile iş birliği yapılabilir, çok zor gibi olan şeyler daha kolay gerçekleştirilebilir.

Konu yaşadığınız şehir olunca, egoların gömülmesi lazım. Bizler çok bireyselciyiz. Bunu yenebilmemiz lazım. Keşke bilgileri yayınlayıp kamuyu bilgilendirseler. Çok önemli dikkat çeken veriler var, şehrimize ilişkin. Mesela, istihdamın çok olduğundan bahsediliyor, istihdam çok ama yatırılan prim miktarı çok düşük. Ben değil, biz diyebilmeliyiz. Yaklaşımımız biz olunca herkes bir şey katabilir. Enerjimizi Uşak için birleştirmeliyiz.

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Genetik kodumuz Uşak… Emin olduğum bir şey var, öze ne kadar sahip çıkarsan öz sana sahip çıkar, kıyaslama imkânın var. Özünüz ve kökünüz çok önemli. Somon balığı ile ilgili bir araştırmada; Karadeniz somonunu Meksika körfezine koyuyorlar. Ancak bu balıklar dönüp dolaşıp Karadeniz’e ulaşıyorlar.

Yarattığın bir değerle bir insan mutlu oluyorsa o duyguyu beslemek sahip çıkmak lazım. Toplumun kendine, kendi içinden çıkan yetişen insanlarına sahip çıkmak lazım.

Son sözüm yine çok önem ve değer verdiğim tarhana ile ilgili olsun: Bu şehir iyi organize edilmiş bir tarhana festivalini hak ediyor, inşallah tarhana festivalimiz en kısa sürede hayata geçirilir.

İbrahim Ethem KARAHAN
Gazeteci, Grafiker, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, Gazi Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği mezunu, Bilge Gençlik Eğitim Spor Kulübü Derneği Başkanı, Uşak İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği Başkanı, Ege İş Sağlığı ve Güvenliği Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi, Eski Uşak Araştırmaları Derneği Başkan Yardımcısı

0 Yorum

Yorum Yazın