1. Para her kapıyı açar ama kilitleyemez
  2. Kayınpederin bağışlarıyla olunan müdürlükle, ancak bu kadar…
  3. “Ya ben yaparım ya da kimseye yaptırmam”
  4. Zaferin şekillendiği ve sonuçlandığı şehir: Uşak
  5. Kent konseyi bu sefer de çöpe gidecek, ona yanarım
  6. Ah şu iftiracı, sözde gazeteciler var ya :)
  7. Ezikliği militanlıkla kapatmaya çalışmak
  8. Ağlayabilmeyi öğrenemedik ve bir de paylaşabilmeyi
  9. Açık ara yenildim, rakibimi tebrik ediyorum
  10. Temel stratejimiz; proje, organizasyon ve iletişim
  11. Proje üretip çalışmak ve herkesle iletişimde olmak niyetimiz
  12. Derdimi anlatmak istedim, kimseye anlatamadım
  13. Tarafsız gazeteci ol ama yaşamak için taş kemir
  14. Savaş: Uluslararası arenada tanınan bir üniversite olmak istiyoruz
  15. Belediye Meclisinde sürpriz istifa
  16. Demokrasiye ne gerek var, şehir için en iyisini biz yaparız
  17. Sorunun değil çözümün parçası olmalıyız
  18. Olumsuzluğu fırsata çevirebilmektir asıl marifet
  19. Hep aynı soru: Turist gelirse nerede misafir edeceğiz?
  20. Suyumuzun üçte biri kayıp kaçağa gidiyor
  21. Valimizden son bir talebimiz olacak
  22. Fahrettin Başkanın karnesi…
  23. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  24. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  25. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  26. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  27. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  28. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  29. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  30. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  31. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  32. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  33. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  34. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  35. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  36. İrtibatı koparmayalım
  37. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  38. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  39. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  40. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  41. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  42. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  43. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  44. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  45. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  46. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  47. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  48. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  49. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  50. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  51. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  52. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  53. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  54. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  55. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  56. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  57. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  58. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  59. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  60. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  61. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  62. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  63. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  64. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  65. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  66. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  67. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  68. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  69. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  70. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  71. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  72. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  73. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  74. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  75. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  76. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  77. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  78. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  79. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  80. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  81. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  82. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  83. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  84. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  85. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  86. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  87. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  88. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  89. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  90. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  91. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  92. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  93. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  94. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  95. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  96. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  97. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  98. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  99. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  100. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  101. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  102. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  103. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  104. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  105. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  106. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  107. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  108. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  109. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  110. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  111. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  112. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  113. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  114. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  115. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  116. İyilik yap iyilik bul
  117. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  118. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  119. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  120. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  121. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  122. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  123. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  124. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  125. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Cumartesi, Eylül 25, 2021
  1. Para her kapıyı açar ama kilitleyemez
  2. Kayınpederin bağışlarıyla olunan müdürlükle, ancak bu kadar…
  3. “Ya ben yaparım ya da kimseye yaptırmam”
  4. Zaferin şekillendiği ve sonuçlandığı şehir: Uşak
  5. Kent konseyi bu sefer de çöpe gidecek, ona yanarım
  6. Ah şu iftiracı, sözde gazeteciler var ya :)
  7. Ezikliği militanlıkla kapatmaya çalışmak
  8. Ağlayabilmeyi öğrenemedik ve bir de paylaşabilmeyi
  9. Açık ara yenildim, rakibimi tebrik ediyorum
  10. Temel stratejimiz; proje, organizasyon ve iletişim
  11. Proje üretip çalışmak ve herkesle iletişimde olmak niyetimiz
  12. Derdimi anlatmak istedim, kimseye anlatamadım
  13. Tarafsız gazeteci ol ama yaşamak için taş kemir
  14. Savaş: Uluslararası arenada tanınan bir üniversite olmak istiyoruz
  15. Belediye Meclisinde sürpriz istifa
  16. Demokrasiye ne gerek var, şehir için en iyisini biz yaparız
  17. Sorunun değil çözümün parçası olmalıyız
  18. Olumsuzluğu fırsata çevirebilmektir asıl marifet
  19. Hep aynı soru: Turist gelirse nerede misafir edeceğiz?
  20. Suyumuzun üçte biri kayıp kaçağa gidiyor
  21. Valimizden son bir talebimiz olacak
  22. Fahrettin Başkanın karnesi…
  23. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  24. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  25. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  26. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  27. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  28. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  29. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  30. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  31. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  32. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  33. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  34. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  35. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  36. İrtibatı koparmayalım
  37. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  38. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  39. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  40. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  41. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  42. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  43. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  44. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  45. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  46. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  47. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  48. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  49. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  50. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  51. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  52. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  53. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  54. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  55. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  56. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  57. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  58. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  59. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  60. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  61. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  62. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  63. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  64. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  65. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  66. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  67. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  68. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  69. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  70. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  71. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  72. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  73. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  74. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  75. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  76. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  77. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  78. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  79. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  80. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  81. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  82. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  83. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  84. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  85. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  86. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  87. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  88. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  89. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  90. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  91. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  92. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  93. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  94. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  95. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  96. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  97. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  98. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  99. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  100. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  101. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  102. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  103. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  104. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  105. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  106. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  107. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  108. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  109. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  110. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  111. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  112. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  113. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  114. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  115. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  116. İyilik yap iyilik bul
  117. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  118. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  119. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  120. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  121. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  122. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  123. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  124. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  125. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü

Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü

Geçtiğimiz günlerde bir kurumun geniş katılımlı bir toplantısına uzaktan gözlemci olarak katıldım. Kurumun baş yöneticisi olmadığı için toplantıyı vekâleten ‘has yardımcısı’ yönetiyordu.

Toplantıda kurumun kıdemli müdürleri ve diğer teknik personel de bu has yardımcının etrafında pervane gibi dönüyordu. Bizim has yardımcıdaki hava ve ego da gerçekten görülmeye değerdi.

Diğer bir unsur da görüntüyü daha garip ve “gülüyoruz ağlanacak halimize” konuma sokuyordu. Bizim has yardımcı açık öğretim fakültesini (!) bitirmiş hatta onu da güç bela bitirebilmiş birisi.

Etrafta pervane gibi dönen müdür ve teknik personelin büyük bir çoğunluğu hem örgün üniversite eğitimi, hem mesleki birikim hem de kurum birikimi olarak has yardımcıdan kat be kat üstün.

Bu durum, birçok kamu kurumunda aynı durumda maalesef ve fırsat eşitliği diye ortaya çıkarılan fakat sonrasında fırsat gaspçılığına dönüşen açık öğretim fakültesi garipliğine son verilene kadar da devam edecek galiba.

 

NE DİYE KURULDU NEYE HİZMET ETTİ?
Açık öğretim fakültesi, 1982 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi bünyesinde fırsat eşitliği oluşması ve mağduriyetin giderilmesi için kurulmuş ve o günden bugüne kuruluş amacının haricinde birçok şeye hizmet etmiş bir kurum.

1982 yılında tüm Türkiye’de toplam 27 üniversite var ve bunların tamamı da büyük şehirlerde. O günlerde küçük şehirlerde yaşayan gençlerin üniversiteye ulaşması açısından iyi niyetle düşünülüp kurulmuş olması mantıklı olabilir. Bir diğer kuruluş gerekçesi de AB giriş sürecinde Türkiye’deki üniversite mezunu sayısını hızlı bir şekilde yükseltmek, istatistikî bir kaygı yani.

2020 yılına geldiğimizde 200’den fazla üniversiteye sahibiz, üniversite olmayan şehrimiz yok ve üniversiteye ulaşamama gibi bir durum da söz konusu değil.

 

ZEKİ VE ÇALIŞKAN ÖĞRENCİLER CEZALANDIRILDI
Sınıfın zeki, çalışkan ve gayretli çocukları üniversite sınavını kazanmak için yıllarını verdi, lise eğitimi döneminde birçok oyundan, zevkten ve diğer sosyal etkinliklerden mahrum kaldı.

Üniversite eğitimi döneminde de en az dört yıl olmak üzere ailesinden, doğup büyüdüğü şehrinden uzakta, birçok maddi ve psikolojik sıkıntı çekti. Profesörlerin, doçentlerin dizinin dibinde ders gördü, yeri geldi aç kaldı, açıkta kaldı ve bazen uzatmalı da olsa üniversite eğitimini tamamlayabildi. Pek çoğumuzun böyle hatıraları vardır…

Tabi ki bu sırada anne babalar da; lise döneminde dershane, üniversite döneminde de yurt ve diğer iaşe ödemeleri noktasında büyük ekonomik sıkıntıya girdi. Tek gayeleri “çocuğumuz iyi bir üniversite okuyacak ve iyi bir iş sahibi olacak” umuduydu.

 

MAĞDURİYET OLDU MAĞDURİYET
Diğer tarafta sınıftaki diğer çocukların bir kısmı liseyi bitirir bitirmez iş hayatına atıldı. Bir kısmı da kapağı devlet dairesine atıp kısa yoldan memur oldu.

Kısa yoldan memur olan arkadaşlar, ardından açık öğretim fakültesinden, oturdukları yerden bir diploma patlattılar ve siyasi yalakalığın gücünü de yanlarına alarak oldular şef veya müdür…

Kariyer basamağında akıl almayacak düzeyde hızla yükselen bu arkadaşlar, büyük bir özgüvenle mahallenin en güzel kızlarına talip oldular, mevki ve makamları ile de en zengin kayınpederleri tavlamasını bildiler. 

Bizim hayalleri idealleri olan büyük şehir görmüş, birebir üniversitenin hocalarından ders almış gençlerimiz ise üniversiteyi bitirip diplomasını aldığında pek çok kadronun açık öğretimliler tarafından doldurulduğunu acıyla gördüler. Ve açıkta kaldılar…

 

DARISI DİĞER UYGULAMALI PROGRAMLARIN BAŞINA
Açık öğretim fakültesinde okul öncesi öğretmenliği, İngilizce öğretmenliği, ebelik, hemşirelik, psikoloji ve sosyoloji gibi uygulamalı programlar bile açıldı. Allah’tan tıp ve mühendislik bilimleri açılmadı.

Biz de öğretmenlik okuduk, iki ay işyeri stajı, yarım dönem öğretmenlik stajı yaptık, mezuniyet tezi ve mezuniyet projesi hazırladık. Bu arkadaşlara bunlar ne diye sorsan, ağzı açık bakarlar. Açık öğretimde artık her şey sanal, her şey online… Ama diplomanın denkliğinde bir problem yok, aynı benimki gibi.

Geçtiğimiz haftalarda Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın “açık öğretimden psikolog yetişmez” isyanı sonrasında; Cumhurbaşkanı’na bir rapor sunuldu ve psikolojinin açık öğretim fakültesi programından çıkması sağlandı.

 

AÇIK ÖĞRETİMDEN İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI DA YETİŞMEZ
Açık öğretim fakültesine geçen sene itibariyle “İş Sağlığı ve Güvenliği” alanı da eklendi. Zaten onlarca üniversite bünyesinde iş sağlığı ve güvenliği bölümü var ve çıkanlar da işsiz kalıyor, ayrıca açık öğretimde açılmasının hiçbir mantığı yok.

1 Temmuz 2020 itibariyle yürürlüğe giren “Az Tehlikeli” işyerlerinde ve kamu kurumlarında iş sağlığı güvenliği profesyoneli görevlendirme işlemi ani bir kararla 3,5 yıl daha ertelendi.

Yasanın çıktığı 2012 yılından bu yana 3 defa ertelenen yasanın tekrardan 3,5 yıl daha ertelenmesi eğitime ve insan güvenliğine verilen önemi de gösteriyor, açık öğretim yanında hikâye kalıyor.

 

FORMAT TAMAMEN DEĞİŞMELİ
İyi niyetlerle kurulan açık öğretim fakültesi artık işlevini bitirmiş, fırsat gaspçılığına dönmüştür. “Kardeşim, devlet vermiş bu imkânı” demek vicdanları yaralayan bir ifadedir.

Yaygın eğitim yeni ve işlevi olan bir formata sokulmalıdır, kamu kurumlarında yükselme aracı olmaktan çıkarılmalıdır.
Diğer taraftan askerlik ertelemesi için formül olarak görülen açık öğretim fakültesinin bedelli askerliğin devamlı hale gelmesi sonrasında cazibesi kalmamıştır.

Yöneticilik yapan bir doktora “Sağlık Kurumları İşletmeciliği” programı gibi ikinci bir üniversite veya yüksek lisans programı formatına dönüştürülebilir.

Yorumlara gurbet ellerde 4-5 yıl okurken biriktirdiğiniz acı hatıraları, mezun olduktan sonra elinizde patlayan diplomayla yaşadıklarınızı yazarsanız, ne demek istediğimiz belki daha iyi anlaşılır…

İbrahim Ethem KARAHAN
Gazeteci, Grafiker, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, Gazi Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği mezunu, Bilge Gençlik Eğitim Spor Kulübü Derneği Başkanı, Uşak İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği Başkanı, Ege İş Sağlığı ve Güvenliği Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi, Eski Uşak Araştırmaları Derneği Başkan Yardımcısı

0 Yorum

Yorum Yazın