1. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  2. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  3. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  4. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  5. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  6. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  7. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  8. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  9. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  10. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  11. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  12. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  13. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  14. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  15. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  16. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  17. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  18. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  19. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  20. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  21. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  22. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  23. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  24. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  25. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  26. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  27. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  28. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  29. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  30. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  31. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  32. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  33. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  34. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  35. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  36. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  37. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  38. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  39. İyilik yap iyilik bul
  40. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  41. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  42. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  43. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  44. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  45. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  46. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  47. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  48. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Çarşamba, Ekim 21, 2020
  1. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  2. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  3. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  4. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  5. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  6. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  7. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  8. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  9. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  10. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  11. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  12. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  13. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  14. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  15. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  16. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  17. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  18. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  19. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  20. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  21. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  22. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  23. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  24. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  25. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  26. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  27. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  28. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  29. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  30. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  31. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  32. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  33. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  34. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  35. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  36. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  37. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  38. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  39. İyilik yap iyilik bul
  40. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  41. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  42. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  43. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  44. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  45. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  46. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  47. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  48. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz

Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz

“Şehir Konuşmaları”nda İbrahim Ethem Karahan’ın sorularını cevaplayan Uşak Mimarlar Odası Başkanı Mimar Çağlar Samancı, “Mimarlar Odası her şeye karşı değil, biz yanlış olana, halk için, kamu yararı için karşı çıkıyoruz, doğru bulduğumuz uygulamaları da destekliyoruz” dedi

 

Uşak Mimarlar Odası Başkanı Çağlar Samancı ile yaptığımız konuşmayı istifadenize sunuyoruz:

Şehre dair hikâyesi ve hayali olan herkesi, siyasi düşüncesine bakmadan dinlemeye hazır olduğumuz “Şehir Konuşmaları”na bir hafta aradan sonra yeniden devam ediyoruz. Başlarken; programı protokole, protokol hiyerarşisine ve bir siyasi görüşe boğmayacağımızı söylemiştik. Bu söylemi destekler nitelikte farklı bir misafiri ağırlıyoruz.

Geçen hafta Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın’la başladığımız “Şehir Konuşmaları”na bu hafta Uşak Mimarlar Odası Başkanı Çağlar Samancı ile devam ediyoruz.

Çağlar Bey, bizi kırmadınız ve davetimize icap ettiniz. Hoş geldiniz…

Hoş bulduk İbrahim Bey

İnsanların kendilerini ifade edebilme özgürlüğünü tanımak onlara bir şans vermek adına yaptığınız işi önemsiyorum, şehir konuşmaları gayet başarılı bir yapım, sizi ve ekibinizi kutluyor ve başarılar diliyorum. İş yeriniz hayırlı olsun. Çalışmalarınızı ben de yakından takip ediyorum.

Ben 2002 yılında UMPAŞ Holding’teki reklam müdürlüğü görevimden ayrıldım, Uşak’taki ilk ofisimi açacağım. Yılancıoğlu İşhanında tam da sizin ofisin karşısını kiraladım. O dönemler belki pek samimiyetimiz yoktu ama o günden beri sizi tanıyorum. Sonraki süreçte dergi reklamları ve de inşaatlarınızın iş güvenliği çalışmaları noktalarında çalışmalarımız oldu. Dikkatimi çeken en önemli özelliğiniz muhalif olmanız ama yapıcı bir muhaliflik. Eleştirirken çözüm önerisi de sunabilen bir muhalefet. Bazen sizinle sosyal medyada farklı düşündüğümüz noktalar olabiliyor. Bazen sorun tespiti noktasında farklı düşünüyoruz, bazen de sorunun tespitinde anlaşıyoruz, çözümünde farklı düşünebiliyoruz. Zaten yüzde 100 aynı düşünebilmemiz mümkün değil, o zaman düşünmüş olmayız.

30 Ağustos ve 1 Eylül olması sebebiyle de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve de aziz şehitlerimizi saygıyla ve rahmetle anıyorum.

Ben de dünkü yazımda da bu konuya temas etmiştim. Bizim Uşak olarak Kurtuluş Savaşı’nda birçok değerimiz var. Dumlupınar’dan sonra en çok şehit verdiğimiz Kaplangı Köyümüz var, atlı süvarilerle son mücadelenin yapıldığı Comburt Köyümüz var, Trikupis’i teslim aldığımız Göğem Köyümüz var ve de “Ordular! İlk hedefiniz Akdenizdir! İleri!” sözünün söylendiği Takmak Köyümüz var. Hazinenin üzerinde oturup da bunun farkında olmayan fukara gibiyiz. Bunları Kurtuluş Savaşı hikayesine ekleyebilmemiz lazım.

Ben biraz lafı uzattım, bugün söz sizin olacak ve sizi dinleyeceğiz. Müsaadenizle başlayalım.

Siz, Çağlar Samancı’yı nasıl tanırsınız tanıtırsınız?

Ben Uşak çocuğuyum Uşak’ın Sivaslı ilçesindenim. Babam da mimar, rahmetli küçüklükten beri inşaat sektörü içerisinde olmak beni bu sektöre bu alana yöneltti. Aşağı yukarı 20 yıldan beri bu mesleği icra ediyorum ancak aklım erdiğimden beri de babamla birlikte sektörün içinde olmamı da eklersek yaklaşık 33 yıldan bu yana inşaat sektöründeyim. Hem yapım hem de tasarım uygulama bölümünde yer aldım ve halen çalışmalarıma devam ediyorum. Özel hobilerim de var, onlara da devam ediyorum. 12-13 yıldır Uşak Mimarlar Odası Yönetim Kurulunda yer aldım bir yıldır da yönetim kurulu başkanıyım.

Muhalif olmamla ilgili şunu söylemek isterim ben yanlış olana itiraz ediyorum. Çözüm odaklı itiraz etmek ayrı bir şey, çözüm olmadan alternatif sunmadan eleştirmek, bu ayrı bir şey. Ben insanları anlamak, insanların sorunlarına odaklanmak, şehir adına, burada yaşayan insanlar adına eleştiride bulunmak, onların sesini duyurmak, şehir adına bir şeyler yapmak adına çaba sarf ediyorum ve bunu da önemli görüyorum.

Mimarlık sizde ata yadigarı bir meslek. Babanız rahmetli Ahmet Samancı’dan da bahsedebilir misiniz?

Babam Uşak’ın ilk mimarı, Türkiye’nin ilk mimarlarından, sicil numarası 3214 zannedersem. 1966 İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) mezunu. Eski adı bayındırlık olan Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nde 4 yıl hizmet ettikten sonra özel sektöre yönelmiş ve çok uzun süre şehre hizmet vermiştir. “Tahta valizle Haydarpaşa’da İstanbul’a gelişi” hikayesini her zaman bize anlatmıştır.

1944 doğumlu, kendisi 18 yaşında, 1962’li yıllarda İstanbul’a gidiyor, elinde tahta valiz Haydarpaşa Garında, böyle bir hikayesi var. O da bir Uşak sevdalısı, okulu bitirdikten sonra Uşak’a dönüp geliyor, Uşak’ta çalışıyor, memleketine hizmet ediyor. Ben de okulu bitirdikten sonra dönüp memleketime geldim, yaşadığım doğduğum şehre hizmet etmek üzere, uzun zamandan beri buradayım.

Babam bir mimar olarak şehre hassasiyet gösteren bir insandı. Özellikle Cami projelerinde ismini görürüz(hatırladıklarım Pınar Camii, Örnek Camii). Ragıp Soysal Kütüphanesi de şehrin istisnai yapıları arasında yer alıyor ve pek çoğumuzun çocukluğunda uğradığı farklı bir mekân. Docomomo International Organizasyonu tarafından tescili için başvuru yapılmış bir eser. Ahmet Yılancıoğlu İşhanı bunlardan yine birisi. Döneminde şehre güzel eserler kazandırmış bir kişidir babam..

Öncelikli sizden bir “şehir” tanımı yapmanızı, ardından yaşadığımız şehirde bu tanıma uymayan, şehirde yanlış giden bir şeyler var mı onları öğrenmek ve sizin çözüm önerilerinizi duymak istiyoruz.

Öncelikle şehir Uşak, burası bizim şehrimiz. Ters giden bir şeyler olabilir, aksayan yönler var. Örnek veriyorum; trafik oldukça sıkıntılı, pandemiden sürecinde özel araçların tercih edilmesinden dolayı trafik yoğunlaştı. Kent bir türlü boşalmıyor, sabah işe giderken yoğunluk söz konusu, trafik toplu taşıma ile çözülemiyor, pandemi maalesef böyle bir sonuç doğurdu, alternatif kaynaklara yer vermek gerekiyor. Mesela ben bugünkü konuşmamıza elektrikli bisikletle geldim, park sorunu yok rahatlıkla ve istediğim sürede gelebildim, trafik öncelikli bir konu.

Uşak için önemsediğim konulardan birisi de yeşil alan. Şu an kentsel dönüşüm alanı içerisinde bulunuyoruz. Uydu görüntüsüne alanın üzerinden baktığımızda çok yeşil bir alan gibi öngörülüyor ancak uygulamada maalesef arzu ettiğimiz bir yoğunluğu elde etmiş değiliz. Mahalle farklılığını önemsiyorum, bu konuda Atapark şehrin önemli ihtiyacını karşılıyor ancak yeterli değil. Atapark planlandığı dönemi itibarıyla önemli bir ihtiyacı karşılamış. Dörtyoldaki hastane alanı Kentpark (Millet Bahçesi) ile senkronize edilebilirse yeşil alan açısından Uşak şehir merkezinde çok büyük alan kazanabilir.

Önemli sorunlardan bir tanesi de düzenli kentleşme. Adil-eşit haklar tanınan, yeşil alanın mümkün olduğu kadar fazla olduğu, sosyal alanlara rahatlıkla ulaşabildiği, yapıların tasarlanabildiği alanlar. Tarihi Uşak evlerinin olduğu alanını istisna tutuyorum, bu konuda gecekondu bölgeleri ve kötü yapılaşmanın olduğu yerleri dönüştürmek adına çalışmalar yapılmalıdır. Kuzey 40 metrelik yol ile Hacıkadem Çamlığı’nın çamlık olmayan kısmı, o aradaki alanın dönüşüme konu olması ve alanın planlaması söz konusu olabilir.

Uşak Belediyesi bu çalışmayı başlattığında bizden de görüş talep etti. Çünkü yeni alanlar yapıyorsunuz, insanları buraya taşıyacaksınız, eski yapıyı ortadan kaldırmak ve yeni yaşam alanları oluşturmak istiyorsunuz. İnsanları buraya taşıyacak bir şeyler, bir cazibe gerekiyor. Biz belediyemize bölgeye cazibe sağlayacak konuları sunduk. İnsanlar yeşil alanlara gidiyorlar, güzel yerlere gidiyorlar insan doğası bunu gerektiriyor. Mahalleler için 1000 metrekare bir alan değil, asıl tay park dediğimiz, insanların kentte nefes alabileceği alanlar gerekli. Mahallenin büyüklüğüne göre belki 15 bin, belki 25 bin, belki de 55 bin metrekare alanlar olabilir. Nüfus yoğunlukları var, bu bir ölçek sorunu, nüfusa ve yoğunluğa göre, ihtiyaca talebe göre bu büyüklükler planlanmalı. Kentin önemli 3 sorunu genelde bu.

Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında birçok şehir geziyoruz. Buralar da görüp de “Neden Uşak’ta da olmasın?” dediğiniz bir eser veya uygulama var mı?

Gidemedim ama Amerika’da Central Park benim her zaman için dikkatimi çekmiştir. Devasa, belki 2 milyon metrekare, çok büyük bir alan bu. Ben spor yapan bir insanım ama spor yapabileceğim çok bir alan yok. Tartan pist Uşak’ta birkaç yerde var, ya da kent ormanına gitmek zorundasınız.

İnsanların spor yapabilecekleri, hobilerini geliştirebilecekleri, çocukları ile birlikte olabilecekleri, yürüyüş yapabilecekleri, bisiklete binebilecekleri alanlar bir an önce oluşturmalı. Tabi ki güvenlik önemli, dağda da yürüyebiliyoruz ama kadınların ve çocukların yalnız başına gidip güvenli yürüyüş yapabilecekleri farklı yerlerin olması lazım.

“Spor Kenti” gibi “Spor Köyü” gibi bir alanı Uşak’a kazandırılabilir. Mesela Eskişehir’de böyle cazip yapılar var, Disneyland’ı örnek alıp yapılan bir alan var, bir korsan gemisi var. Benim çocuklar bu alan hayranlar. Şu gerekiyor Uşak’a, nitelikli yapılar, nitelikli kamusal alanlar gerekiyor. Hem Uşak’ta yaşayan halk için hem de Uşak dışından insanları çekebilmek için böyle alanlara ihtiyaç var.

Bunun İspanya Bilbao’da güzel bir örneği vardır. Normalde bu kent hiç turist çekmeyen bir kent, müze buraya yapılmadan önce 50 bin kişi gelmezken bugün yılda 2 milyon kişi bu şehri görmeye bu Modern Sanatlar Müzesini görmeye geliyor. Eskişehir’de de yapılan aynı şey aslında, yapılar silsilesi var. Hem turist çekiyor hem de orada yaşayan halkın yaşam kalitesi artmış oluyor.

Biz yıllar önce Karun Hazinelerinin konulduğu müze tasarlanırken önermiştik. Bunun için bir yarışma yapalım. İzmir yolunda böyle bir çalışma yapalım, çok şık bir bina olsun. İnsanlar Karun Hazinelerini görmeye gelirken şık olan müze binasını da görmeye gelirler. Hem yapı hem hazineler birleşir, güzel bir sinerji olur diye düşünmüştük ama başarılı olamadık.

Bu konuda başarılı olunamadı ama ortak akılla bundan sonraki süreçte yapılacak çalışmalarda başarılı olabileceğimize inanıyorum.

İmar uygulamalarına itirazlarınızı görüyoruz sıklıkla, bunları kamuoyu ile paylaşıyor musunuz, itirazlarınız hangi yönde oluyor daha çok, bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Kamuoyunda bazen yanlış anlaşıldığımız konular, yanlış açıklamalar görülebiliyor, sosyal medya aracılığıyla paylaştığımız bazı açıklamalarımız oluyor. Konu medyaya düşmeden 15 gün, 1 ay önce konuya vakıf oluyoruz ama kamuoyunda da böyle bir konu gündeme geldiğinde, çıkıp bir açıklama yapıyoruz. Mimarlar Odası her şeye karşı değil, biz yanlış olana, halk için kamu yararı için karşı çıkıyoruz, doğru bulduğumuz uygulamaları da destekliyoruz. Sonuç olarak Mimarlar Odasında çalışan arkadaşlarımız burada gönüllük esasına göre görev yapıyor. Şu anda yönetimde biz varız, bizden sonra başkaları görev alacak.

Bir örnek vermek istiyorum Uşak Üniversitesi’nin bulunduğu yerde hatalı bir uygulama yapılmış ve Mimarlar Odası olarak biz buna karşı çıkmıştık, burada bine yakın tescilli biri ağaç var, orman alanı var biz buna biz buna itiraz ettik. Belediyemiz sağ olsun, bizim itirazlarımızı dikkate alıyor ve değişiklik yapıyor. Kent için bin tane aç çok önemli ve biz bunu kurtarmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Tabii ki şimdiki adıyla yerleşke diye tabir ettiğimiz kampüsün bir alanda olması, öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayacak sosyal donatıların bir arada olması, kampüs içerisinde bunların bulunması önemli. Sinema, kuaför, spor alanları ve diğer sosyal yaşam alanı gibi imkânların tanınması gerekiyor. Şu an kampüste yapı yoğunluğu çok fazla.

Bakın şimdi yurt yapılıyor, bir alanda birbirini gölgeleyen, yani Güneş almasını engelleyen yurt yapılıyor. Burada çocuklarımız gençlerimiz istirahat edecekler ders çalışacaklar,  3-4 yıllarını belki de 5 yılını burada geçirecekler. Yapılar dip dibe, insanın ışık alması lazım, sabahları uyandığında hormonlarının ne kadarlık güneş ışığına ihtiyacı var hesaplamak lazım. Burada yaşayanlar da insan. Binalar belki çok modern yapıldı, güzel tasarlandı ancak, 15 katlı yurt binası kurmak ne kadar mantıklı, ne kadar sağlıklı, bunu planlamak lazım. Sosyal donatı olmadan bunları üretmek ne kadar doğru, şimdi dolaşacak gezecek vakit geçirecek bir yerin olmaması, doğal yaşantıya aykırı bu tür çalışmaları baştan planlamak lazım.

Şu anda Kentsel dönüşüm alanındayız ve bölge büyük oranda bitmiş durumda. Size göre bu alanda şu an neler eksik ve eksiklikleri gidermek için neler yapılabilir?

Kentsel dönüşüm, keşke eksikleri bitmeden tamamlanmasaydı. Burada Mimarlar Odası olarak itiraz ettiğimiz, katılmadığımız bazı konular var. Tabii ki hak sahiplerinin, arsa sahiplerinin menfaatleri korunsun. Bakıyorsunuz kentsel dönüşümün ortasından bir dere geçiyor ancak bu dere bu haliyle nasıl gözüküyor, derelerin yatakları genişletilerek, taşkın alanları hesap edilerek yapılması lazım, debi hesabı yapıldığında taşkınları engelleyecek bir yapıya sahip olacak. Şöyle düşünmek lazım; siz burada yaşıyorsunuz, bu dereyi böyle yapmak yerine 3’er 5’er metre yürüyüş alanları, yeşil bantlar kullanılabilirdi, beton atmak yerine yeşil doku daha sık yer alabilirdi.

Burada Belediye yönetimine yine teşekkür etmek istiyorum. 13 yıldır ilk defa belediyeden güzel dönüşler alıyoruz, iyi bir iletişim var aramızda. Bizim tekliflerimizi, önerilerimizi, eleştirilerimizi dikkate alıyorlar, konuşarak Uşak’ın sorunlarını çözmeye gayret sarf ediyoruz.

Şimdi kentsel dönüşüm alanında baktığımızda simsiyah bir renk tercih edilmiş, camlar film kaplı, insan göremiyoruz, insan görünmüyorsa bir bölge yaşamıyor demektir. Bize göre, bir mimar bakış açısıyla belediyeyi buraya taşımak, bankaları buraya taşımak, otomotivcilere yer göstermek burayı yaşatmak anlamına gelmiyor. Yeşil alan çok az, buradan günde binlerce araç geçiyor, ancak geçen araçları ticari alana henüz çekemiyoruz.

Uşak halkı buradan ders almalı, kamu otoritesi bu örnekleri incelemeli ve burası ikinci etap kentsel dönüşümde bize rehberlik etmeli. Bizim de fikirlerimiz var, bunları dikkate almalarını istiyoruz. Yeni uygulamada daha büyük bir yeşil alan uygulaması gündeme gelmeli. Uygulamanın içinde bin metrekare yerimiz var diyelim, burada kentsel dönüşüm yapılacaksa ve bizim bin metrekaremiz gerçekten değer kazanacaksa, biz de bunun 500 metrekaresinden vazgeçebilmeliyiz. Kentsel dönüşümde yapılacak uygulamalar, vazgeçmenin paralelinde yeni değerler katacak uygulamaları barındırmalı.

Kent Park yapılırken de biz bazı öneriler sunmuştuk. Kentsel dönüşüm uygulamalarında bu tür büyük çalışmalarda mutlaka binalar yıkılmak zorunda değil, bu binalar kazanılabilir, fonksiyonu değiştirilebilir.

Buradaki Orhan Dengiz Spor Salonu yeniden düzenlenip halkın hizmetine açılabilir. Yıkılan kapalı spor salonumuz var, madem burası millet bahçesi olacak, dış cephesinde ve içerisinde düzenleme yapılır ve parkla bütünleşik bir yapı ortaya çıkartılabilirdi. Yine Uşak Lisesi insanların hatıralarının olduğu bir yer, bu binanın yıkılması ne kadar gerekliydi, yıkıldı diyelim burada hatıraları canlandıracak bir sembol bırakılabilirdi.

Biz bu hatıralarla dolu alanları yeşil olan alması için feda ettik. Nüfusu 300 bini geçen bir şehirde büyük bir alanda yeşil alan kazanalım, yeşil alan üretelim diye vazgeçtik, hatıralarımızın yıkılmasına belki sırf bunun için izin verdik.

Çarşamba pazarının olduğu yer de bir an önce revize edilmesi gerekiyor. Pazar yerinin yeraltına alınması, yaz ve kış aylarında daha kullanışlı hale getirilmesi, üzerinin otopark yapılması, belki yeşil bantların artırılması, bu alanı revize etmek açısından düşünebilecek bir konu.

Belediye ile birlikte gerçekleştirdiğiniz “Sokak Yayalaştırma” projesi ile alakalı neler söyleyeceksiniz, bu proje halkta karşılık bulur mu?

Sokakların yayalaştırılması ile ilgili olarak proje yarışması yapılması tabii ki güzel bir yaklaşım. Yarışma projelerinde birden fazla seçenek geliyor. Uşak’ta böyle bir yarışma için 14 teklif çalışma geldi. Daha önce otoparkla ilgili mesela 80 tane çalışma gelmişti, bunların ekip halinde olduğunu düşünürsek her ekipte 3’er kişi olsa, bir otopark için bile 240 teknik personel bu proje için kafa yoruyor. Bunlar şehir için önemli kazanımlar.

Düzenlenen yarışmada Uşak Mimarlar Odası üyesi, Eşmeli faaliyet gösteren Burak Bey birinci oldu, kendisini tebrik ediyorum. Bu üyemizin İstanbul Haliç’in düzenlenmesi ile ilgili bir yarışmada da birincilik derecesi var. Burak Bey’le ödül töreni sonrası konuştuk, “Benim çocukluğum bu bölgede geçti” dedi. Böyle bir mimarın hazırladığı projenin birincilik kazanması şehir için çok büyük bir kazanım.

Burası yayalaştırılacak  ama araçların giriş çıkış saatleri belli olacak, esnafın işi nasıl kolaylaştırılacak, buradan faydalanacak vatandaşlar için nasıl bir düzenleme yapılacak bunlara dikkat etmek lazım.

Kentin geleceğine dair kısa ve uzun vadede çözüm önerileriniz nelerdir, nasıl bir Uşak hayal ediyorsunuz?

Kentin geleceğine dair tabii ki kısa vadeli uzun vadeli önerilerimiz var. Uzun vadede kentimiz biraz yaşlanacak gibi gözüküyor, çünkü gençlerimiz başka şehirlerde yaşamak istiyorlarsa sizin şehriniz yaşlanmış demektir ancak alınacak tedbirlerle bunun önüne geçmek mümkün. Çocuklarımızın eğitim gördüğü okullar başta olmak üzere insanımızın yaşam kalitesini artıracak sosyal donatılar kente ilişkin yenilikler yapılmalı.

Yılmaz Büyükerşen Uşak’ta bir toplantıya davet edilmişti. Büyükerşen’in bozkırın içinde oluşturduğu Eskişehir bizim için, Türkiye için çok önemli bir örnek. Mimari örnekler ekleyerek nitelikli yapılar ortaya çıkararak hem kente turist gelişini artıracak hem de insanların yaşam kalitesini arttırırsanız gençlerin yaşadıkları şehri terk etmemesini ve yaşadıkları şehirde mutlu olmalarını sağlarsınız.

Kısa vadede neler yapılabilir… Yerel yönetimler Uşak’ta neler yapmış buna bir bakarsak altyapı sorunu var, oluşmuş parseller var, bazı illerimiz bu soruna el atıyorlar. Her parselin önüne artık elektrikle ilgili kutular konuyor ve bina yapmak isteyenler oradaki kutuya bağlantı kurarak çok çabuk enerjiye ulaşabiliyorlar. Bu yolu yapıyorsanız yola cepheli parsellerde gerekli bağlantılar oluşturulmalı.

Bisiklet park yeri konusu, bisiklet kullanımını özendiren bir çalışma olarak gündeme alınabilir. Toplu ulaşımda, amacından fazla durak barındıran bir uygulama şehre hizmet etmiyor çok kısa mesafede duraklar var, bu da toplu taşımanın hızını düşürüyor.

 

Çağlar Bey, davetimizi kırmadınız sorularımızı yanıtladınız. Şehre dair keyifli bir konuşmaydı. Siz de ilave olarak neler söylemek istersiniz?

Eklemek istediğim konu şu; farklı görüşlere, farklı bakış açılarına sahip olabiliriz, farklı siyasi bakışlara sahip olabiliriz ancak ortak akılla hareket edip birbirimizi kırmadan, Uşak için birlikte hareket edersek güzel bir yol kat edeceğimize inanıyorum. Finlandiya örneği bize de örnek olabilir, biz bu örnekleri şehrimize yansıtabildiğimiz oranda sorunlarımıza güzel çözümler üretebiliriz.

Şehir Konuşmalarına davetiniz için çok teşekkür ediyorum.

Konuşmayı izlemek için;

 

İbrahim Ethem KARAHAN
Gazeteci, Grafiker, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, Gazi Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği mezunu, Bilge Gençlik Eğitim Spor Kulübü Derneği Başkanı, Uşak İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği Başkanı, Ege İş Sağlığı ve Güvenliği Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi, Eski Uşak Araştırmaları Derneği Başkan Yardımcısı

0 Yorum

Yorum Yazın