1. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  2. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  3. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  4. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  5. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  6. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  7. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  8. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  9. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  10. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  11. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  12. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  13. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  14. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  15. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  16. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  17. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  18. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  19. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  20. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  21. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  22. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  23. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  24. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  25. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  26. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  27. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  28. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  29. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  30. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  31. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  32. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  33. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  34. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  35. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  36. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  37. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  38. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  39. İyilik yap iyilik bul
  40. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  41. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  42. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  43. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  44. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  45. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  46. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  47. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  48. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Çarşamba, Ekim 21, 2020
  1. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  2. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  3. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  4. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  5. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  6. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  7. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  8. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  9. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  10. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  11. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  12. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  13. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  14. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  15. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  16. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  17. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  18. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  19. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  20. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  21. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  22. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  23. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  24. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  25. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  26. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  27. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  28. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  29. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  30. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  31. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  32. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  33. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  34. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  35. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  36. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  37. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  38. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  39. İyilik yap iyilik bul
  40. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  41. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  42. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  43. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  44. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  45. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  46. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  47. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  48. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…

Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…

Tarihi binlerce yıllık Mısır’a kadar dayanan, sonrasında Yıldırım Beyazıt’la birlikte Osmanlı’ya giren ve Tanzimat döneninden sonra da kaybolan meslek olan “padişah soytarılığı”nı bugünlerde şehrimizde yeniden yaşatmaya çalışan arkadaşlarımız var.

Geçmişte soytarının on parmağında on marifet olması gerekirdi. Padişahı sinirli olduğu zamanlarda güldürmeleri, yeri geldiğinde de anlattıklarıyla ve yaptıklarıyla düşünmeye sevk etmeleri gerekiyordu.

Günümüz şartlarında bırakın on parmağında on marifeti, yalakalıktan başka bir marifeti de yok bu arkadaşların. Gerçi sosyal medyada yalakalığa yönelik cümleleri bile kurmaktan acizler, her cümlelerinde dört beş hata çıkıyor.

 

İNSANLAR YAPTIKLARIYLA ÖN PLANA ÇIKABİLMELİ

25 yıllık gazetecilik geçmişi sonrasında bir buçuk yıldır her hafta Cuma günleri köşe yazılarımıza aralıksız devam ediyoruz. 5 haftadır da “Şehir Konuşmaları”nı sürdürüyoruz ve ona da aralıksız devam etmek niyetimiz.

Kendimizi tam olarak görmüyor ve sürekli geliştirmeye çalışıyoruz. Bizi takip edenler de bunu açık bir şekilde göreceklerdir. Bir yandan da Uşak için yapılabileceğin en iyisini yapmak gayretimiz.

“Şehir Konuşmaları” inşallah önümüzdeki günlerde çok daha güzel olacak. Hem fiziki olarak mekânımızı programa hazırlıyoruz hem de teknik donanımızı her geçen gün tamamlıyoruz.

Tabi ki bu çalışmaları sürdürürken de kimseye yalakalık yapma ve yaranma gibi bir çaba içine girmiyoruz. Misafirlerimizi de belli bir siyasi görüşe dayalı seçmiyoruz.

 

SOSYAL MEDYA ÇIKTI MERTLİK BOZULDU

Bundan 10-15 yıl öncesine kadar basın yayın sektörü bir hayli zahmetli bir sektördü. Gazete çıkarmak, eleman istihdam etmek, teknik donanım almak, yayının devamı açısından reklam bulabilmek ve daha birçok zorluk…

Tabi ki o dönemde de işi yalakalığa ve şantaja vurup kısa yoldan para kazanmayı tercih edenler olmuyor değildi ama o bile ciddi bir emek istiyordu.

Ne zaman ki sosyal medya çıktı, fotoğraf çekme özelliği olan telefonlar ucuzladı, herkes gazeteci oldu, ortam kirlenmeye başladı ve de “padişah soytarıları”nın önü açıldı.

 

GÜNÜMÜZ SOYTARILARINDA YOK YOK

Gelelim bizim mahallenin, yani basın yayın âleminin soytarılarına…  Kalitesiz, kalibresiz, kapasitesiz ve de kişiliksiz arkadaşlara…

Bu meslekle alakalı alınmış en ufak bir eğitim var mı? Yok. Alınmış Türkçe, dilimizi güzel ve doğru kullanma eğitimi var mı? Yok. Valilik basın yayın birimine akredite olma var mı? Yok. Meslekle alakalı en ufak bir maddi yatırım var mı? Yok. Vergi mükellefiyeti kaydı var mı? Yok. Ticaret ve Sanayi Odası veya Esnaf ve Sanatkârlar Odası kaydı var mı? Yok.

Kendini geliştirme gayreti var mı? Yok. Basın yayın ahlakı var mı? Yok. İnsan onuruna saygı var mı? Yok. Tarafsız kalabilme gayreti var mı? Yok. Yok listesi daha uzayıp gidiyor…

 

VAR OLAN MARİFETLERİ DE VAR

Peki, bu arkadaşlarda hiçbir şey yok mu? Tabi ki var… Yalakalık en üst düzeyde var mı? Var. Ukalalık, kendini bir halt sanma duygusu yine üst düzeyde var mı? Var. Şantajla maddi kazanç elde etme var mı? Var.

Milletten 50-100 lira dilenme var mı? Var.  Kendilerine gönderilen haberi paylaşıp arkadan para isteme var mı? Var. İşini iyi yapanlara çamur atma var mı? Var. Emeğe saygısızlık var mı? Var.

 

AHBAP-ÇAVUŞ İLİŞKİSİ HOŞ DEĞİL

Bizi üzen bu arkadaşların varlığı ve yaptıkları değil, bu soytarıları ciddiye alıp adam yerine koyan şehrin yöneticileri ve kamu kurum müdürleri…

Hem basın yayın camiasının kirlendiğinden şikâyet et hem de bu soytarılarla ahbap-çavuş ilişkisine gir ve bunları maşa olarak kullan…

Gerçi bu arkadaşların kendilerinin maşa olarak kullanıldığını anlayacak kapasiteleri de yok. “Ben şu müdürle yarım saat oturdum ve çayını içtim” tatmini onlara yetiyor.

 

SOYTARIYI CESARETLENDİREN GÖSTERİLEN İLGİDİR

Gelin hep birlikte temizlenelim bu kirlilikten. Bu kalitesiz, kapasitesiz ve kişiliksiz soytarılara bırakmayalım meydanı.

Bugün maşa olarak kullandığınız bu insanlar, yarın başka birisi sizden biraz fazla para verince size düşman olacak ve sizi yıpratmaya yönelecektir.

İbrahim Ethem KARAHAN
Gazeteci, Grafiker, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, Gazi Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği mezunu, Bilge Gençlik Eğitim Spor Kulübü Derneği Başkanı, Uşak İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği Başkanı, Ege İş Sağlığı ve Güvenliği Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi, Eski Uşak Araştırmaları Derneği Başkan Yardımcısı

0 Yorum

Yorum Yazın