1. Para her kapıyı açar ama kilitleyemez
  2. Kayınpederin bağışlarıyla olunan müdürlükle, ancak bu kadar…
  3. “Ya ben yaparım ya da kimseye yaptırmam”
  4. Zaferin şekillendiği ve sonuçlandığı şehir: Uşak
  5. Kent konseyi bu sefer de çöpe gidecek, ona yanarım
  6. Ah şu iftiracı, sözde gazeteciler var ya :)
  7. Ezikliği militanlıkla kapatmaya çalışmak
  8. Ağlayabilmeyi öğrenemedik ve bir de paylaşabilmeyi
  9. Açık ara yenildim, rakibimi tebrik ediyorum
  10. Temel stratejimiz; proje, organizasyon ve iletişim
  11. Proje üretip çalışmak ve herkesle iletişimde olmak niyetimiz
  12. Derdimi anlatmak istedim, kimseye anlatamadım
  13. Tarafsız gazeteci ol ama yaşamak için taş kemir
  14. Savaş: Uluslararası arenada tanınan bir üniversite olmak istiyoruz
  15. Belediye Meclisinde sürpriz istifa
  16. Demokrasiye ne gerek var, şehir için en iyisini biz yaparız
  17. Sorunun değil çözümün parçası olmalıyız
  18. Olumsuzluğu fırsata çevirebilmektir asıl marifet
  19. Hep aynı soru: Turist gelirse nerede misafir edeceğiz?
  20. Suyumuzun üçte biri kayıp kaçağa gidiyor
  21. Valimizden son bir talebimiz olacak
  22. Fahrettin Başkanın karnesi…
  23. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  24. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  25. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  26. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  27. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  28. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  29. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  30. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  31. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  32. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  33. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  34. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  35. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  36. İrtibatı koparmayalım
  37. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  38. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  39. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  40. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  41. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  42. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  43. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  44. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  45. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  46. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  47. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  48. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  49. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  50. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  51. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  52. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  53. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  54. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  55. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  56. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  57. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  58. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  59. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  60. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  61. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  62. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  63. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  64. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  65. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  66. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  67. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  68. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  69. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  70. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  71. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  72. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  73. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  74. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  75. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  76. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  77. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  78. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  79. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  80. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  81. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  82. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  83. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  84. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  85. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  86. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  87. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  88. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  89. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  90. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  91. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  92. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  93. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  94. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  95. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  96. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  97. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  98. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  99. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  100. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  101. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  102. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  103. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  104. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  105. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  106. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  107. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  108. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  109. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  110. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  111. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  112. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  113. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  114. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  115. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  116. İyilik yap iyilik bul
  117. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  118. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  119. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  120. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  121. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  122. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  123. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  124. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  125. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Salı, Eylül 28, 2021
  1. Para her kapıyı açar ama kilitleyemez
  2. Kayınpederin bağışlarıyla olunan müdürlükle, ancak bu kadar…
  3. “Ya ben yaparım ya da kimseye yaptırmam”
  4. Zaferin şekillendiği ve sonuçlandığı şehir: Uşak
  5. Kent konseyi bu sefer de çöpe gidecek, ona yanarım
  6. Ah şu iftiracı, sözde gazeteciler var ya :)
  7. Ezikliği militanlıkla kapatmaya çalışmak
  8. Ağlayabilmeyi öğrenemedik ve bir de paylaşabilmeyi
  9. Açık ara yenildim, rakibimi tebrik ediyorum
  10. Temel stratejimiz; proje, organizasyon ve iletişim
  11. Proje üretip çalışmak ve herkesle iletişimde olmak niyetimiz
  12. Derdimi anlatmak istedim, kimseye anlatamadım
  13. Tarafsız gazeteci ol ama yaşamak için taş kemir
  14. Savaş: Uluslararası arenada tanınan bir üniversite olmak istiyoruz
  15. Belediye Meclisinde sürpriz istifa
  16. Demokrasiye ne gerek var, şehir için en iyisini biz yaparız
  17. Sorunun değil çözümün parçası olmalıyız
  18. Olumsuzluğu fırsata çevirebilmektir asıl marifet
  19. Hep aynı soru: Turist gelirse nerede misafir edeceğiz?
  20. Suyumuzun üçte biri kayıp kaçağa gidiyor
  21. Valimizden son bir talebimiz olacak
  22. Fahrettin Başkanın karnesi…
  23. Tarihi caddeyi asfaltla kaplamak Uşak’a yakışmaz
  24. İl başkanlarının zayıflığı şehir siyasetini de zayıflatıyor
  25. Adıgüzel Baraj Gölü’ndeki canlı hayatı tehlike altında
  26. Uşak; dışa açılmayı seven, davetkar bir şehirdir
  27. Uşak’taki bu saklı güzelliği görmek için acele edin
  28. Adıgüzel Barajı’ndaki kartpostal gibi manzara sizi bekliyor
  29. Otel alanındaki çalışma, parkın müjdesi mi?
  30. Çakın: 23 Nisan, çocuklarımıza olan güvenin ifadesidir
  31. Belediyedeki soruşturma, sürpriz isimlere de sıçrar mı?
  32. Karahan: Uşak zor bir şehir, hissetmeden, görmeden teveccüh etmiyor
  33. İbrahim Tahtakılıç’ın kemikleri sızlıyor
  34. Ne meddahlık ne de savcılığa soyunmaktır gazetecilik
  35. Mehmet Sezer: Belediye STK’larla uyum içinde hareket etmeli
  36. İrtibatı koparmayalım
  37. Fevzi Ünlü: Şehir idarecilerine ulaşmak bu kadar zor olmamalı
  38. Ne olacak bizim gazetecilerin bu garip halleri?..
  39. Gümüş: Belediye başkanımız başarılı ama ekipteki arkadaşlar nahoş işlerle gündeme geliyor
  40. Anlaşılan, kentsel dönüşüm daha çok başımızı ağrıtacak…
  41. Pala: Uşak için yapılacak her çalışmada seve seve görev alabilirim
  42. Nerede, nerede, nerede? Ben nerde yanlış yaptım?
  43. Güneş: Uşak’tan Kılıçdaroğlu’na malzeme çıkmaz
  44. Ne öğrendik biz Kılıçdaroğlu’nun şehrimize gelmesinden?
  45. Poyraz: EKO TEKS sertifikası ile üretim yapan Ege’de tek firmayız
  46. Motorları maviliklere sürelim, güzel güneşli günler için
  47. Uysal: Ülkemizdeki hızlı gelişimin gerisinde kaldık
  48. İsmetpaşa Caddesi’ndeki yenileme estetik ve de kalıcı olsun
  49. Karahan: Uşak’ın en büyük derdi, derdini anlatamamak
  50. Var mısınız şehrimizi bahara hazırlamaya?
  51. Gür: Belediye 18.maddeyi uygulamaktan çekinmemelidir
  52. Verdiğimiz emek kadardır, şehre olan sevgimiz…
  53. Mehmet Çakın: Belediye artık daha itibarlı
  54. Kentsel dönüşüm alanı bahara umutlu girsin
  55. Aloğlu: Sağlık çalışanları hem yoruldu hem de çok ezildi
  56. Yalım: Havaalanını ve kapalı fabrikaları acilen açmalıyız
  57. 2020 sıkıntılı geçti, 2021’den umutluyuz
  58. Kahraman: Şehrin takıma sahip çıkmasını istiyoruz
  59. Masaya bir de “sivil mantık” koysak…
  60. Altay: Sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmalıyız
  61. Yenilenerek ve tazelenerek giriyoruz yeni yıla
  62. Karahan: Hakaret etmeden de eleştiri yapılabileceğini gösterdik
  63. Aşçı: Muhalif şehir olmamız, ilk defa Menderes’le işe yaradı
  64. Karabacak: Şehirler kurtlar sofrası gibi, herkes kapabildiğini yemek derdinde
  65. Şehir adına reklamın iyisi kötüsü olur mu? Tabi ki olur
  66. Memiş: Pandemi süreci iyi yönetilemedi, veriler saklandı
  67. Şehrimizi tanıtırken biz nerede yanlış yapıyoruz?
  68. Tarhana festivali Uşak’a hayırlı uğurlu olsun
  69. Dilsiz: Tarhana Uşak’ta değişimin motoru olabilir
  70. Uşak’ı telefon reklamına taşıyan gizli kahraman
  71. Ceylaner: İyi niyetliyiz, naifiz, şeffafız ve eleştiriye açığız
  72. Nasıl olacak bu güce yakın olma arzumuz?
  73. Sezer: İnsan önce yaşadığı şehri sevmeli, şehri için dertlenmeli
  74. Şehir olarak sürekli keşfedilmeyi mi bekleyeceğiz?
  75. Doruk: Bilgi ve birikimimizin şehirde karşılık görmesini istiyoruz
  76. Şehirler de karantinaya girer mi? Girer…
  77. Sahip çıkmazsak Millet Bahçesi, hükümet bahçesi olacak
  78. Öntuğ: Şecerenameler sanayinin Uşak’ta derin köklere dayandığını gösteriyor
  79. Çöp depolama alanına konut yapılacağı iddiası doğru mu?
  80. Demir: Bu şehirde yaşayan herkes bu şehri sahiplenmeli
  81. Liyakatsizliğe de level atlatan kifayetsiz muhterisler
  82. Duygu: Daha iyi bir şehir yönetimi için istişare kanalı açık olmalı
  83. Bu şehrin senin gibi abilere ihtiyacı var
  84. Uşak Şehir Dergisi 24. Sayı
  85. Savaş: Üniversite ve şehir işbirliği için tek yürek olmalıyız
  86. Soytarıyı gazeteciden ayırabilmektir önemli olan…
  87. Turan: Şehirlere mutlaka kadın eli değmeli
  88. Ne olacak bu UMPAŞ’ın hali?
  89. Savaş: Şehir olarak en büyük problemimiz planlama
  90. Her yeni müze, hafızamıza ve geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır
  91. Altay: “Geri dönüşüm şehri” yeni çıkış noktamız ve tanıtım sloganımız olmalı
  92. Zafer Yolu Projesi, bölgesel birlikteliğimize destek olacak
  93. Samancı: Yanlış olana itiraz ediyor, doğru bulduğumuza destek veriyoruz
  94. Zaferler, sahip çıkıp aktarabildiğimiz sürece anlamlıdır
  95. Çakın: Ortak akılla birlikte yürümeye çaba sarf ediyoruz
  96. Var mısınız; yeni yılda yenilenmeye ve tazelenmeye?
  97. Şehre dair hikâyesi olan herkesi dinlemeye hazırız!
  98. Fırsat eşitliği diye çıktı, fırsat eşitsizliğine döndü
  99. Sevilip emek verilen her iş, şehri dünyaya açar
  100. Otel olayında kamu menfaati şahsi menfaate feda edilmiş
  101. Şehre dair rüyalarımız da güzeldir bizim
  102. Yaptığınız işteki başarı gösterir şehre olan sevdanızı
  103. Uşaklı ne istiyor ve neyi destekliyor?
  104. Kazanılan başarı şehir adına bizleri umutlandırdı
  105. Sorunun değil, çözümün parçası olmak hedefimiz
  106. Şehrin derdinden şehrin insanı anlar
  107. Şehre DEVA olabilecek mi konuşulan isimler?
  108. Konuşabilmek gelişmenin ön şartı değil midir?
  109. Uşak’ın nesi meşhur? Daha doğrusu meşhur mu?
  110. Şehre olan sevdamızdır bizi bu yola çıkaran
  111. Anlayabildiğimiz ölçüde olacak, Ramazan ayından kazancımız
  112. İşimiz deveye hendek atlatmaktan zor
  113. Kent konseyi bugün çalışmayacaksa ne zaman çalışacak?
  114. Coronanın unutulan vefalı kahramanları
  115. Yine yaptığı iyiliklerle hatırlanacak bu şehir
  116. İyilik yap iyilik bul
  117. Hepimize düşen aklıselim davranmak…
  118. Gürültü kirliliği bu yaz da kaderimiz olmasın
  119. UMPAŞ’ta en kötü senaryo gündemde
  120. Şehrin birlik fotoğrafında eksiklik yok mu?
  121. Yatırım şehri nasıl oldu da faize yöneldi?
  122. Sahi siz bu şehri seviyor musunuz?
  123. Önce alamet-i farikamızı belirlemede birlik olalım
  124. Birlik olmamız zor ama imkânsız değil
  125. Şehirden özür dileyebilmek de bir icraattır!
Tarafsız gazeteci ol ama yaşamak için taş kemir

Bir ayı aşkın süredir Sedat Peker videolarının müdavimi olduk, Pazar sabahının erken saatinde uykulu gözlerle geçtik videoların karşısına, hafta boyunca da değerlendirme videolarını izledik.

Yayınlanan bu videoları en çok da üzerine alınan, videolarda isimlerinin geçmesi sonrasında utanma duygusuyla ortalıkta gözükmemeye çalışan kişiler de neredeyse hep gazeteciler oldu.

Mafyaya iş çözdürmeye çalışan işadamları, bürokratlar, siyasiler ve mafyanın savunmasını üstlenen avukatlar bir nebze masum gözükürken en çok arada kalan gazeteciler suçlu bulundu.

Yerelde de durum pek farklı değil, herkes işini paşa paşa yürütürken, suçlular hep gazeteciler oluyor. Birileri deveyi hamutuyla götürürken gazetecinin aldığı ufak bir ücret göze batıyor.

“Gazeteci tarafsız ve herkese eşit mesafede olmalıdır” diyen fakat tarafsız gazeteciliği desteklemeyenler, muhtemelen gazetecilerin taş kemirerek yaşadıklarını düşünüyorlar.

 

ÇALIŞMASAM YATSAM DAHA ÇOK KAZANACAKTIM

25 yılı aşkın süredir gazetecilik yapıyorum; 10 yıl aralıksız günlük gazete çıkardım, haftalık gazete, sektörel ek, aylık dergi, haber sitesi ve daha birçok çalışmada bulundum.

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; günlük gazete çıkardığım süreçte, çalışmasam yatsam daha çok kazanacaktım, kazananlar da oldu netekim…

Renkli, baskı kalitesi yüksek, özgün yerel haber oranı oldukça fazla bir gazete çıkarmak yerine sadece resmi ilan almaya yönelik uyduruk bir gazete çıkarsam çok daha fazla kazanacaktım.

Bizim yaptığımız özgün haberleri basın ahlakını göz ardı edip, kelimesi kelimesine utanmadan çalanlar bizim üzerimizden daha fazla kazandı bizden…

 

DESTEK YOK, BEKLENTİ ÇOK

Geçtiğimiz yıllarda bir istatistik yayınlanmıştı; gazetelerin gelirinin yüzde 75’i aldığı reklamlardan, yüzde 25’i de gazete satışından geliyormuş.

Bu da gösteriyor ki okuyucunun gazete üzerindeki etkinliği yüzde 25, dijital ortama geçildiği ve gazete satışlarının bitme noktasına geldiği düşünülürse bu etkinlik neredeyse sıfıra yakın.

10 yıl süreçte bizim de gazete satışından elde ettiğimiz gelir, abonelik takibini ve gazete dağıtımını dahi karşılar durumda değildi, bırakın gazeteye gelir sağlasın.

Bir ay boyunca abonenin adresine gazete götürüyorsun, bir gün aksattığınızda hemen aranıyorsunuz “gazetemiz gelmedi” diye ama bir aylık abonelik bedeli olarak 1 paket sigara parası veremiyorlar.

Milletçe gazeteye, okumaya para vermiyoruz ama gazetecilerin tarafsız, güçlü, paraya tamah etmeyen insanlar olmasını ve de korkusuzca her türlü yolsuzluğun, usulsüzlüğün üzerine gitmesini istiyor…

 

REKLAM DESTEĞİ DE VERİLMİYOR

Tamam, milletin beleş gazete talebini görüp gazete satışından gelir etmeyi geçtik, reklamlarla işi yürütelim istediğimizde de durum pek farklı değil.

Beleş gazete okumayı seven insanımız reklamı da beleşe getirmeye çalışıyor, seni başka mecralarla kıyaslayarak, küçümseyerek  yaptığın işi bayağılaştırmaya çalışıyor.

Reklamını sadece bilboardlara veren firma sahibi, gazetecileri kahvaltılı basın toplantısına çağırıp haberlerini kahvaltı maliyetine yaptırmaya çalışıyor.

Bir de ufak bir reklamı bile çok görüp, “şunu şöyle yap, bunu böyle yap” diye akıl verenler yok mu, o zat-ı muhteremler işin en trajik yönünü oluşturuyor.

 

ELEŞTİRİYE KAPALIYIZ, YALAKALIĞA BAYILIYORUZ

Şöyle bir sıkıntımız daha var; toplum olarak eleştiriye tamamen kapalıyız ve çalıştığımız insanlardan sürekli yalaka modunda olmalarını bekliyoruz.

Bir idareci ile ilgili 99 tane olumlu haber yapıyoruz, hiç göze gelmiyor, bırakın destek görmeyi, bir teşekkür dahi almıyoruz, bunları yapmaya mecbur görülüyoruz ama 1 tane olumsuz haber yapınca daha önceki tüm olumlu haberler unutulup düşman ilan ediliyoruz.

Yayın yaptığınız mecrayı bedava kullanmayı marifet sayan siyasiler, yaptığımız işin maddi giderlerinin olduğunu göremiyor, görmek istemiyor, işine de gelmiyor.

Tarafsız medya isteyen muhalefet partileri de pek farklı değil, işi riske girer diye birçok şeye ses çıkaramayan zat, bunu bizim yapmamızı istiyor ve bizi buna mecbur görüyor.

Sivil toplum örgütleri de yine aynı modda; etkinliklerini karşılık beklemeden sürekli haberleştiriyorsunuz ama gazetenize abone olmuyorlar, bir kutlama ilanını size çok görüyorlar.

GAZETECİLER MAŞA OLARAK GÖRÜLÜYOR

Gazeteciler olarak biz sadece kara günde insanların aklına geliyoruz, zora düşen ve sıkışan bizi buluyor ama onlar da işini bitirip sıkıntısını giderince bizi yeniden unutuyor.

Toplum gazetecileri devamlı, kendilerini ateşe atmadan karşısındakine zarar verme aracı, tabiri yerindeyse maşa olarak görüyor.

Bugün sana belge getirip bir başkasının hakkında olumsuz haber yaptıran kişi, ertesi gün haber yapılan kişi ile kolkola gezdiğinde siz iki tarafla da kötü oluyorsunuz.

Yine size özelden bilgi ve belge gönderen, “aman benden duymuş olma” diyen kişi, olumsuz haber yapılan kişiye sosyal medyada övgüler yağdırabiliyor.

 

TARİH TEKERRÜRDEN İBARET

Geçmiş dönemde bir yetkilinin övüne övüne “ben şu gazetecilere aylık şu kadar para veriyorum, şunu yaz diyorum yazıyorlar, şunu yazma diyorum yazmıyorlar” sözlerini hala unutmadık.

Ve yine aynı yetkili ile para verdiği gazetecilerin sözünün üzerinden altı ay geçmeden arasının bozulup, bu gazetecilerle kanlı bıçaklı olduğunu da unutmadık.

Geçmişte öyleydi de bugün farklı mı peki, maalesef aynı. İdareciler değişti ama aynı gazetecilere diyet ödemeleri aralıksız devam ediyor, ne kadar süreceği de bilinmiyor.

 

TEK ÇÖZÜM; PROJE BAZLI DESTEK

Peki bu kadar yazdık, hep şikâyetçi mi olacağız, bunun yok mu bir çözümü, yerel basın desteklenmeli mi, desteklenecekse de nasıl ve hangi yöntemlerle desteklenmeli?

Benim kanaatim, yerel basın işleri ile alakalı olarak proje bazlı ve şehre dair kültürel çalışmalara sponsorluk şeklinde desteklenmeli.

Bir gazete veya haber sitesi, örneğin şehrin tarihi ve coğrafi güzelliklerine yönelik özgün, düzenli güzel bir sayfa hazırlamalı ve bir kurum da bu sayfaya sponsor olmalı.

Bir yerel televizyon veya youtube kanalı, örneğin şehre dair güzel bir belgesel tadında özgün ve düzenli bir program hazırlamalı ve bir kurum da programa sponsor olmalı.

Yine bir gazete, televizyon veya haber sitesi, örneğin şehir ve şehrin tanıtımı için faydalı olabilecek özgün bir basılı materyal, tanıtım videosu ya da bir organizasyon hazırlamalı ve bir kurumun maddi desteğiyle bunu gerçekleştirmeli.

Ortada şehre faydalı bir eserin ve etkinliğin olması asıl olan; maddi harcama sonunda basın kuruluşu kazanırken şehir de kazanmış olur…

Bunlar yapılamayacak çok zor şeyler değil; diğer şehirler incelediğinde bir şehrin ne gibi prodüksiyonlara, basılı materyallere ve etkinliklere ihtiyaç duyduğunu görebiliriz.

Yeter ki kurumlarda kapasiteli, şehri bilen, şehirden haberdar, şehir için bir şeyler üretme kaygısında olan ve de şehrini seven basın yayın müdürleri olsun…

 

Avatar

0 Yorum

Yorum Yazın